Hindistan'ın en büyük ikinci borsa komisyoncusu Zerodha Broking Ltd.'nin kurucusu ve CEO'su milyarder Nithin Kamath, şirketinin marj kredisi işindeki hızlı büyümeyi "korkutucu" olarak nitelendirdi. Kamath, bu durumun gelirleri artırmakla birlikte, piyasalarda keskin bir düşüş yaşanması halinde ciddi riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu. Şirketin son çeyrek finansal sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada Kamath, marj kredilerindeki artışın hem perakende yatırımcılar hem de aracı kurumlar için potansiyel bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Zerodha ve Hindistan Borsasındaki Yükseliş
Hindistan'ın Bangalore kentinde 2010 yılında kurulan Zerodha, düşük komisyonlu işlem modeliyle kısa sürede ülkenin önde gelen borsa platformlarından biri haline geldi. Şirket, özellikle genç ve teknoloji meraklısı yatırımcılar arasında popülerlik kazandı. COVID-19 salgını sırasında evde kalan yatırımcıların piyasalara yönelmesiyle birlikte Zerodha'nın müşteri tabanı ve işlem hacimleri rekor seviyelere ulaştı.
Son dönemde ise şirketin marj kredisi (margin lending) hacminde belirgin bir artış yaşandı. Marj kredisi, yatırımcıların hisse senedi almak için aracı kurumdan borç alması anlamına geliyor. Bu yöntem, yatırımcıların teminatlarıyla orantılı olarak daha fazla işlem yapmasına olanak tanırken, piyasa aleyhte hareket ettiğinde kayıpları da katlıyor. Kamath, bu kredilerin hızla artmasının sistemik bir risk oluşturabileceğini belirterek, "Bu büyüme gerçekten korkutucu. Piyasa bir anda düşerse, hem bizim hem de müşterilerimizin zararı büyük olabilir" ifadelerini kullandı.
Zerodha'nın açıkladığı verilere göre, şirketin marj kredisi portföyü son bir yılda yaklaşık %80 oranında artarak 100 milyar Hindistan rupisi (yaklaşık 1,2 milyar ABD doları) seviyesini aştı. Bu artış, Hindistan'da bireysel yatırımcıların risk iştahının ne kadar yükseldiğini gösteriyor. Ancak Kamath, bu trendin sürdürülebilir olmadığını ve düzeltme yaşanması durumunda marj çağrıları (margin calls) nedeniyle panik satışlarının tetiklenebileceğini ifade etti.
Hindistan'ın Yükselen Perakende Yatırımcı Kitlesi
Hindistan borsaları, son yıllarda güçlü bir yükseliş trendi içinde. Ülkenin ana endeksi Sensex ve Nifty 50, ekonomik büyüme ve şirket kârlarındaki artışla birlikte rekor seviyelere ulaştı. Bu durum, perakende yatırımcıların ilgisini daha da artırdı. Borsada işlem yapan bireysel yatırımcı sayısı son iki yılda ikiye katlanarak 100 milyonu aştı.
Uzmanlar, Hindistan'daki bu perakende yatırımcı akınının hem fırsatlar hem de riskler barındırdığına dikkat çekiyor. Bir yandan yatırım kültürünün yaygınlaşması olumlu karşılanırken, diğer yandan yeterli bilgiye sahip olmayan bireylerin kaldıraçlı işlemlere yönelmesi endişe yaratıyor. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (SEBI), konuya ilişkin düzenlemeleri sıkılaştırma sinyali verdi. SEBI Başkanı Madhabi Puri Buch, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, marj kredilerindeki büyümeyi yakından izlediklerini ve gerekirse tedbir alacaklarını belirtmişti.
Zerodha'nın kurucusu Kamath, uzun süredir bireysel yatırımcıların bilinçlendirilmesi gerektiğini savunan isimlerin başında geliyor. Şirket, müşterilerine yönelik eğitim programları ve risk uyarılarıyla öne çıkıyor. Ancak Kamath'ın son uyarıları, sektörün genelinde kaldıraçlı işlem hacimlerinin arttığına işaret ediyor. Hindistan'da faaliyet gösteren diğer büyük aracı kurumlar da benzer bir büyüme yaşadıklarını doğruluyor. Özellikle genç yatırımcıların, sosyal medyada popüler olan hisse senetlerine yüksek kaldıraçla yatırım yaptığı gözlemleniyor.
Olası Piyasa Düzeltmesinin Sonuçları
Analistler, Hindistan borsalarının aşırı değerlenmiş olabileceği konusunda uyarıyor. Hint hisse senetleri, jeopolitik riskler ve küresel faiz artışlarına rağmen yatırımcı ilgisini çekmeye devam ediyor. Ancak küresel piyasalardaki oynaklık, özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politikalarındaki değişimler, gelişmekte olan piyasaları doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle, Hindistan'da beklenmedik bir düzeltme yaşanması halinde marj kredisi kullanan yatırımcıların büyük kayıplarla karşılaşması olası.
Kamath, bu senaryonun hem bireysel yatırımcıları hem de aracı kurumları zor durumda bırakabileceğini dile getirdi. "Marj kredisi, yükselen piyasada kârı katlar, ancak düşen piyasada zararı da katlar. Birçok yatırımcı bu riskin farkında değil" dedi. Ayrıca, şirketlerin bu kredileri finanse etmek için aldıkları borçların da zincirleme bir etki yaratabileceğini sözlerine ekledi. Bu durum, Hindistan finansal sisteminde genel bir istikrarsızlığa yol açabilir.
Hintli yetkililer, finansal istikrarı korumak adına harekete geçmiş durumda. SEBI, geçen yıl perakende yatırımcıların türev piyasalarına erişimini kısıtlayan düzenlemeler getirmişti. Ayrıca, borsaların marj gereksinimlerini artırmaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Ancak uzmanlar, alınan önlemlerin yeterli olmayabileceğini, çünkü kaldıraçlı işlemlerin bankacılık dışı finansal kurumlar üzerinden de yapılabildiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki marj kredisi patlaması, Türkiye'deki benzer eğilimler açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de bireysel yatırımcı sayısı ve kaldıraçlı işlem hacimleri son dönemde artış gösterdi. Bu durum, hisse senedi piyasalarında oynaklığı artırabilir ve finansal istikrar açısından risk oluşturabilir. Hindistan'da yaşanabilecek bir kriz, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahını azaltabilir; bu da Türkiye gibi ülkelerin sermaye girişlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel piyasalardaki dalgalanmaların Türkiye'ye de hızlı bir şekilde yansıyabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla, yerel regülatörlerin ve yatırımcıların bu risklere karşı temkinli olması büyük önem taşıyor.