ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, küresel petrol fiyatlarında keskin bir yükselişe yol açarken, İngiltere Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar iki kez faiz artırabileceği beklentisiyle hisse senetleri düşüşe geçti. Analistlere göre, Ortadoğu'daki çatışma riski ve enerji arzındaki belirsizlikler, merkez bankalarının enflasyonla mücadele kapsamında daha agresif adımlar atmasına neden olabilir. Petrol fiyatları yüzde 2'nin üzerinde artarken, borsalarda satış baskısı arttı.
Petrol fiyatları ve piyasa tepkisi
Uluslararası petrol piyasalarında Brent türü ham petrolün varil fiyatı, ABD-İran arasındaki sıcak çatışma ihtimalinin güçlenmesiyle birlikte 90 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu yükselişte, İran'ın Körfez'deki askeri tatbikatlarına ABD'nin savaş gemileriyle karşılık vermesi ve Tahran yönetiminin boğaz geçişlerine müdahale sinyali vermesi etkili oldu. Hindistan ve Çin gibi büyük ithalatçı ülkeler, olası bir arz kesintisine karşı alternatif tedarik yollarını değerlendirmeye başladı.
Petrol fiyatlarındaki artış, dünya genelinde enflasyonist baskıları yeniden canlandırdı. Özellikle gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini ertelemesi beklenirken, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) yıl sonuna kadar iki çeyrek puanlık faiz artırımına gideceği yönünde tahminler arttı. Bu durum, Londra Borsası başta olmak üzere küresel hisse piyasalarını olumsuz etkiledi; FTSE 100 endeksi günü yüzde 1,5 kayıpla kapattı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerginliği, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ticaret ve tedarik zincirlerini de tehdit ediyor. Basra Körfezi'nden geçen petrolün yaklaşık üçte biri, Hürmüz Boğazı üzerinden dünya piyasalarına ulaşıyor. İran'ın bu boğazı kapatma tehdidi, 2019 yılında da benzer bir kriz yaratmıştı. Uzmanlar, mevcut durumda herhangi bir askeri çatışmanın petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıyabileceği uyarısı yapıyor.
Öte yandan, Çin ve Rusya'nın İran'a verdiği diplomatik destek, krizi daha karmaşık hale getiriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunurken, Rusya da Tahran yönetimine askeri iş birliği teklif etti. Batılı ülkelerin Nükleer Anlaşma'yı yeniden canlandırma çabaları ise şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Beyaz Saray Sözcüsü, İran'ı ''provokasyonlara son vermeye'' çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, petrol fiyatlarındaki bu artıştan doğrudan etkilenecektir. Cari açığı ve enflasyonu baskı altında olan Türkiye ekonomisi, yüksek enerji fiyatlarının yeni bir maliyet şoku yaratması riskiyle karşı karşıya. Ayrıca İran ile sınır komşusu olan Türkiye, iki ülke arasındaki gerginliğin bölgesel istikrarı bozmasından endişe ediyor. Ankara, bir yandan enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif tedarikçilere yönelirken, diğer yandan İran ile ilişkilerinin bozulmaması için diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefini daha da önemli hale getiriyor.