ABD'de enflasyon, haziran ayında yıllık bazda yüzde 3,5'e gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Beklentiler yüzde 3,6 seviyesinde yoğunlaşmıştı. Bu düşüşte, özellikle enerji fiyatlarındaki sert gerileme etkili oldu. Petrol fiyatları, küresel resesyon endişeleri ve arz fazlası beklentisiyle son haftalarda keskin bir düşüş yaşadı. Enerji maliyetlerindeki bu azalma, Ortadoğu'daki savaşın yol açtığı fiyat artışlarını da kısmen törpüledi. Ekonomistler, jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen talepteki yavaşlamanın fiyatları aşağı çektiğini belirtiyor.
Fed'in faiz politikası yeniden şekilleniyor
Enflasyon verisinin ardından tahvil piyasalarında hareketlilik yaşandı. ABD 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 4.30'un altına gerileyerek son üç haftanın en düşük seviyesini gördü. Para piyasalarında Fed'in bu yıl bir faiz artırımı daha yapma ihtimali yüzde 45'ten yüzde 32'ye düştü. Haziran verisi, Fed'in yılın kalan toplantılarında enflasyonun kontrol altına alındığına dair daha fazla kanıt görmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak çekirdek enflasyonun hala yüzde 4,0'ün üzerinde seyretmesi, yetkililerin temkinli olmasına neden oluyor.
Fed Başkanı Jerome Powell, geçen hafta yaptığı açıklamada, enflasyonun hedef olan yüzde 2'ye dönmesi için daha fazla çaba gerektiğini vurgulamıştı. Faiz oranlarının mevcut seviyede bir süre daha kalabileceği sinyalini vermişti. Piyasalar ise eylül ayında bir faiz indiriminin kapıda olduğunu fiyatlamaya başladı. Yatırımcılar, önümüzdeki haftalarda gelecek işsizlik ve perakende satış verilerini yakından takip edecek.
Küresel ekonomide yansımalar
ABD enflasyonundaki yavaşlama, dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarını gevşetme beklentilerini güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası'nın da önümüzdeki aylarda faiz indirimine gidebileceği konuşuluyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD faizlerinin düşmesiyle sermaye akışında bir canlanma bekliyor. Dolar endeksi, enflasyon verisinin ardından 101,8'e gerileyerek dört ayın en düşük seviyesini gördü. Bu durum, Türkiye gibi ithalata bağımlı ekonomiler için döviz kuru baskısının hafiflemesi anlamına geliyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş ise, küresel enflasyon üzerinde baskıyı azaltmaya devam ediyor. Brent petrol, varil başına 72 doların altına inerek son bir yılın en düşük seviyelerini test etti. OPEC+ ülkelerinin üretim kesintilerine rağmen, talep endişeleri fiyatları aşağı çekiyor. Enerji ithalatçısı ülkeler için bu durum, cari açık ve bütçe dengelerine olumlu yansıyacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyonunun beklentilerin altında kalması, Türkiye ekonomisi için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Doların zayıflaması, Türk lirası üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletirken, petrol fiyatlarındaki düşüş enerji ithalat faturasını düşürecek. Ayrıca, Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın rezerv birikimini hızlandırabileceği ve sermaye girişlerini kolaylaştırabileceği anlamına geliyor. Ancak küresel resesyon endişeleri, ihracat talebini olumsuz etkileyebileceği için dikkatle izlenmesi gereken bir risk oluşturuyor.