Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD askerlerinin Irak'taki varlığının 30 Eylül 2025 itibarıyla tamamen sona ereceğini resmen açıkladı. Ortak yapılan yazılı açıklamada, Amerikan güçlerinin Irak topraklarındaki ayak izinin kademeli olarak azaltıldığı, bölgelerden çekilme ve kuvvetlerin konsolide edilmesi sürecinin planlandığı gibi ilerlediği belirtildi. Bu karar, Irak hükümetinin egemenlik talepleri ve ABD'nin Ortadoğu'daki stratejik önceliklerini yeniden şekillendirme çabalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Arka Plan: 20 Yıllık Askeri Varlığın Sona Ermesi
ABD'nin Irak'taki askeri varlığı, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle başlayan işgalin ardından 2011'de resmen sona ermiş, ancak 2014'te IŞİD'in yükselişiyle birlikte terörle mücadele kapsamında yeniden başlamıştı. Son yıllarda Irak hükümeti, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun varlığının ülkenin egemenliğine aykırı olduğunu savunuyor ve bu konuda düzenli olarak ABD'ye baskı yapıyordu. Özellikle 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta ABD tarafından öldürülmesinin ardından Irak'ta ABD karşıtı duygular zirve yapmış, Irak parlamentosu yabancı askerlerin ülkeden çıkarılmasını oylamıştı.
Pentagon yetkililerine göre, çekilme süreci halihazırda başlamış durumda. Şu anda Irak'ta yaklaşık 2.500 ABD askeri bulunuyor. Bu askerler, özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki Erbil ve Bağdat'ın batısındaki Ayn el-Esed hava üssü gibi noktalarda konuşlanmış durumda. Çekilme planı, bu üslerin tamamen Irak güvenlik güçlerine devredilmesini ve lojistik teçhizatın büyük ölçüde Suriye'deki ABD varlığına kaydırılmasını öngörüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran ve Suriye Dengesi
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, bölgesel güç dengelerini önemli ölçüde etkileyecek. İran, Irak'taki nüfuzunu uzun yıllardır artırmış durumda ve ABD'nin çekilmesi, Tahran'ın Bağdat üzerindeki etkisini daha da pekiştirmesine yol açabilir. Bu durum, özellikle İran destekli milis gruplarının Irak siyasetinde daha belirleyici olmasına neden olabilir. Öte yandan, ABD'nin Irak'taki askeri varlığının sona ermesi, Suriye'deki ABD operasyonlarını da etkileyebilir; çünkü Irak üsleri, Suriye'deki IŞİD hedeflerine yönelik hava harekatları için lojistik merkez olarak kullanılıyordu.
Irak hükümeti, çekilme sonrasında ülkenin güvenliğini sağlamak için kendi askeri kapasitesini geliştirmeyi hedefliyor. Ancak Irak ordusunun halen terör örgütü IŞİD'in uyuyan hücreleri ve iç siyasi krizlerle mücadele ettiği göz önüne alındığında, güvenlik boşluğu oluşma riski bulunuyor. Bu boşluk, bölgesel istikrarı tehdit edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye için hem fırsat hem de riskler barındırıyor. Türkiye, Irak'ın kuzeyinde PKK varlığına karşı askeri operasyonlar düzenliyor ve zaman zaman Irak merkezi hükümetiyle iş birliği yapıyor. ABD'nin çekilmesi, Türkiye'nin Irak'ta daha bağımsız askeri harekat alanı bulmasını sağlayabilir. Ancak İran nüfuzunun artması, Irak'ta Türkiye karşıtı milis grupların güçlenmesine ve Türk askerlerine yönelik tehditlerin artmasına yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin çekilmesiyle Irak'ta oluşabilecek güç boşluğu, terör örgütlerinin yeniden faaliyete geçmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ankara, çekilme sürecini yakından takip ederek Irak merkezi hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile koordinasyonunu sürdürmelidir.