Ukrayna, Rus saldırılarına rağmen Karadeniz'deki limanlarını korumak ve tahıl ihracat hacmini geçen sezonun en azından aynı seviyesinde tutmak için tüm önlemleri alacağını duyurdu. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakan Yardımcısı Taras Vısoçkiy, Reuters'a yaptığı açıklamada, 'Limanlarımızı korumak ve ihracatımızı sürdürmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Geçen sezonki hacmin altına düşmeyeceğiz' dedi. Ukrayna'nın tarım ürünleri ihracatı, savaşın başlamasıyla birlikte büyük darbe almış, ancak Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması sayesinde yeniden ivme kazanmıştı. Ancak Rusya'nın anlaşmadan çekilmesi ve liman altyapısına yönelik son saldırılar, ihracatın geleceğini yeniden belirsizliğe sürüklemişti.
Gelişmenin arka planı
Rusya, 17 Temmuz 2023'te Tahıl Koridoru Anlaşması'ndan resmen çekildiğini açıklamış ve ardından Odesa, Çornomorsk ve Yujni limanlarına yönelik yoğun hava saldırıları başlatmıştı. Bu saldırılar, liman altyapısında ciddi hasara yol açarken, tahıl depolarını da vurarak milyonlarca tonluk ürünün kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Bakan Yardımcısı Vısoçkiy, Ukrayna'nın alternatif rotalar geliştirdiğini ve Karadeniz'deki güvenlik koridorlarını yeniden aktif hale getirmek için çalıştığını belirtti. 'Tuna Nehri üzerindeki limanlarımızın kapasitesini artırdık, demiryolu ve karayolu taşımacılığına yatırım yapıyoruz. Ancak asıl hedefimiz, büyük hacimli ihracat için Karadeniz limanlarını tam kapasite çalıştırmak' ifadelerini kullandı. Ukrayna, savaş öncesi ayda ortalama 5-6 milyon ton tahıl ihraç ederken, bu rakam anlaşma döneminde 3-4 milyon tona düşmüştü. Vısoçkiy, yeni sezonda bu seviyeyi korumak için mücadele ettiklerini söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'nın tahıl ihracatındaki aksama, özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki gıda ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkiliyor. Mısır, Lübnan, Tunus ve Pakistan gibi ülkeler, Ukrayna buğdayına bağımlı durumda. Rusya'nın anlaşmadan çekilmesi, küresel gıda fiyatlarında yeniden artışa yol açarken, gelişmekte olan ülkelerde gıda enflasyonu endişelerini körükledi. Birleşmiş Milletler, Ukrayna ve Rusya'nın dünya buğday arzının yaklaşık üçte birini karşıladığına dikkat çekiyor. Avrupa Birliği, Ukrayna'ya alternatif güzergâhlar konusunda destek sağlarken, Romanya üzerinden Tuna Nehri taşımacılığına ağırlık verilmesi planlanıyor. Ancak Karadeniz'deki mayın tehdidi ve Rus savaş gemilerinin varlığı, sigorta primlerini artırarak ticari gemilerin bölgeye girişini zorlaştırıyor. Ukrayna, insansız hava araçları ve kıyı savunma sistemleriyle limanları korumaya çalışırken, uluslararası toplum Karadeniz'de güvenli geçiş için yeni bir mekanizma kurulması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın liman güvenliğini artırarak ihracatı sürdürme çabası, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü ve Karadeniz'deki stratejik konumunu yeniden ön plana çıkarıyor. Türkiye, Tahıl Koridoru Anlaşması'nın yeniden canlandırılması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, Ukrayna'nın bağımsız çözüm arayışı, Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak Rusya'nın anlaşmaya dönme olasılığı düşük görünüyor. Türkiye, Karadeniz'deki gerginliğin tırmanmasından endişe ediyor; zira bölgede istikrarsızlık, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki geçiş rejimini ve Türkiye'nin deniz güvenliği çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Ukrayna'nın ihracatını sürdürmesi, Türkiye'nin gıda ithalat fiyatlarına ve Karadeniz'deki ticari faaliyetlerine olumlu yansıyabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin hem ekonomik çıkarları hem de bölgesel liderlik vizyonu açısından yakından takip edilmesi gereken bir sürece işaret ediyor.