ABD ordusu, İran'ın birden fazla kentine yönelik hava saldırılarının ikinci gününde de devam ederken, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasını sürdüreceğini açıkladı. Çarşamba günü başlayan saldırılar, Tahran, İsfahan ve Şiraz gibi büyük şehirlerdeki askeri hedefleri vurdu. Pentagon'dan yapılan açıklamada, operasyonun İran'ın nükleer programı ve bölgedeki milis güçlerine yönelik olduğu belirtildi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, saldırıları 'savaş çığırtkanlığı' olarak nitelendirerek misilleme tehdidinde bulundu.
Diplomatik Çabalar Tıkanma Noktasında
Son haftalarda tırmanan gerilimi düşürmek için yürütülen diplomatik girişimler, ABD'nin yeni saldırı dalgasıyla birlikte durma noktasına geldi. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yapılan görüşmelerde İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası trafiğe açmayı reddederken, ABD askeri operasyonları sonlandırmayı kabul etmedi. Uzmanlar, iki tarafın da pozisyonunda esneme yapmaması nedeniyle ateşkes ihtimalinin giderek azaldığı görüşünde. Boğazın kapatılması, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini etkiliyor ve dünya genelinde yakıt fiyatlarında ani yükselişe yol açtı.
Bölgesel Boyut: Körfez Ülkeleri Uyarıldı
Bu arada İran Devrim Muhafızları, saldırılara destek verdikleri gerekçesiyle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ı hedef almakla tehdit etti. Tahran yönetimi, bu ülkelerin ABD'ye üs ve hava sahası sağladığını iddia ediyor. Suudi Arabistan ve BAE ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak Körfez İşbirliği Konseyi acil toplantıya çağrıldı. Bölgedeki askeri uzmanlar, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik balistik füze saldırısı düzenleme kapasitesine sahip olduğu uyarısında bulunuyor. Daha önce 2019'da Suudi Aramco tesislerine yapılan saldırının arkasında İran'ın olduğu düşünülüyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye'nin ham petrol ve doğal gaz ithalatını doğrudan etkileyerek enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca bölgede tırmanan çatışma, Türkiye'nin İran'la sınır güvenliğini ve mülteci akışını riske atıyor. Türkiye, hem ABD hem de İran'la diyalog kanallarını açık tutarak arabuluculuk yapmayı deneyebilir, ancak tarafların uzlaşmaz tutumu karşısında seçenekleri sınırlı. Bu durum, Türk dış politikasının bölgesel krizlerdeki etkinliğini test ediyor.