Hint-Pasifik bölgesindeki ticaret yollarının güvenliği, artık Doğu Afrika kıyılarındaki limanlar, deniz yolları ve doğal gaz sahalarına bağımlı hale gelmiştir. Basra Körfezi'nden Pasifik Okyanusu'na uzanan jeopolitik rekabet, bu bölgeyi stratejik bir kilit nokta konumuna getirmiştir. Özellikle Somali kıyılarındaki korsanlık faaliyetlerinin azalması ve yeni enerji keşifleri, Doğu Afrika'yı küresel tedarik zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası yapmıştır. Bölgedeki liman altyapısına yapılan yatırımlar, Çin, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi aktörler arasındaki rekabeti körüklemektedir.
Doğu Afrika’nın Yükselen Jeopolitik Önemi
Doğu Afrika, tarih boyunca baharat ve köle ticaretinden sonra küresel ticaretin görece gerisinde kalmıştı. Ancak son on yılda bölge, Hint-Pasifik ticaret rotasının batı ucunda kritik bir durak haline geldi. Mozambik ve Tanzanya açıklarında keşfedilen dev doğalgaz yatakları, bölgeyi enerji ihracatçısı konumuna taşırken, Kenya'daki Mombasa ve Tanzanya'daki Darüsselam limanları, Doğu Afrika'nın iç bölgelerine açılan kapılar olarak öne çıkıyor.
Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Kenya'da inşa ettiği Mombasa-Nairobi demiryolu, bölgesel bağlantıyı güçlendirirken, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Somali'nin Puntland bölgesindeki liman yatırımları, Körfez ülkelerinin nüfuzunu artırıyor. Hindistan ise Mauritius ve Seyşeller'deki askeri üsleriyle deniz yollarını güvence altına almaya çalışıyor. Bu gelişmeler, Doğu Afrika'yı sadece bir ticaret merkezi değil, aynı zamanda askeri stratejilerin de odağı haline getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Rekabetin Derinleşmesi
Hint-Pasifik ticaretinin Doğu Afrika'ya bağımlılığı, bölgedeki deniz güvenliğini de ön plana çıkarıyor. Aden Körfezi'nden Ümit Burnu'na uzanan deniz yolu, dünya ticaretinin yaklaşık %30'unu taşıyor. Ancak Somali açıklarındaki korsanlık tehdidi, yerini daha karmaşık jeopolitik mücadelelere bıraktı. ABD, Çin ve Fransa, Cibuti'deki askeri üslerinden bölgeyi izlerken, Rusya ve İran da Sudan ve Eritre'de varlık göstermeye çalışıyor.
Enerji alanında ise Mozambik'teki Rovuma Havzası'nda keşfedilen 5 trilyon metreküplük doğalgaz rezervi, bölgeyi küresel enerji piyasasında söz sahibi yapıyor. Ancak Cabo Delgado bölgesindeki cihatçı saldırılar, yatırımları tehdit ediyor. Fransa'nın TotalEnergies şirketi, bu nedenle projelerini durdurmuş durumda. Bu durum, bölge ülkelerinin istikrarının küresel enerji arzı için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Afrika'da son yıllarda önemli bir aktör haline gelmiştir. Somali'deki askeri üssü, Türk Hava Yolları'nın bölgeye yoğun seferleri ve TİKA'nın kalkınma projeleri, Ankara'nın nüfuzunu artırmaktadır. Hint-Pasifik ticaretinin Doğu Afrika'ya bağımlı hale gelmesi, Türkiye'nin bölgedeki liman yatırımlarını (örneğin Somali'nin Mogadişu limanı) stratejik kılmaktadır. Türkiye, hem enerji ithalatı hem de Afrika'ya ihracatı için bu yolları kullandığından, bölgesel istikrar Ankara için hayati önem taşımaktadır. Ayrıca Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile olan rekabet, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki barış inşası çabalarını daha da anlamlı kılmaktadır.