ABD ordusu, Hürmüz Boğazı civarındaki İran askeri hedeflerine hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, saldırı İran’ın bölgede ticari gemilere yönelik son günlerde artan saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildi. Açıklamada, İran’a ait radar ve füze rampalarının imha edildiği belirtildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun sınırlı ve caydırıcı olduğunu ancak gerekirse daha geniş çaplı müdahaleye hazır olunduğunu duyurdu. Bu saldırı, bölgedeki en ciddi askeri gerilim olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Son haftalarda İran, ABD'nin yaptırımlarını protesto amacıyla bölgede ticari gemilere yönelik taciz ve saldırıları artırmıştı. Axios’un haberine göre, İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurlar iki ABD bandıralı tankere el koymaya çalışmış, ABD Donanması’nın müdahalesiyle engellenmişti. Ek olarak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bandıralı üç kargo gemisi mayın veya drone saldırısına uğradı. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıları “uluslararası deniz ticaretine yönelik açık bir tehdit” olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, daha önce yaptığı açıklamada İran’a “ağır bedel ödeteceklerini” söylemişti.
Saldırı, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik roket saldırısıyla aynı güne denk geldi. Irak merkezli İran yanlısı gruplar saldırıyı üstlendi. İran ise ABD’yi “bölgede istikrarsızlık yaratmakla” suçladı ve misilleme yapacağını duyurdu. Tahran, Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidini yineledi. Petrol fiyatları haberin ardından yüzde 5’in üzerinde yükseldi. Küresel piyasalarda tedirginlik hakim.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerilimi, Ortadoğu’da uzun süredir devam eden bir krizin en son halkası. 2018’de ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla tırmanan gerginlik, 2020’de General Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle doruğa ulaşmıştı. Şimdi ise deniz güvenliği tehdidi ön planda. Suudi Arabistan ve BAE, ABD’nin müdahalesini desteklerken; Rusya ve Çin, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaptı. NATO, krizin enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Avrupa Birliği, arabuluculuk teklif etti ancak ABD, doğrudan müzakerelere sıcak bakmıyor.
Uzmanlar, bu tür bir askeri çatışmanın küresel ekonomiye ciddi zarar verebileceğini vurguluyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonla mücadele eden merkez bankalarını zor durumda bırakabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması halinde Asya ve Avrupa’ya petrol akışı kesintiye uğrayabilir. Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları şimdiden alternatif tedarik yolları arayışına girdi. Bu gelişme, enerji güvenliği ve denizcilik sigorta primlerinde dramatik artışa yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ortadoğu’daki gerilimden doğrudan etkilenen ülkeler arasında. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, Türkiye’nin enerji ithalatı açısından kritik. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı ve enflasyonu yukarı çekebilir. Ayrıca, İran ile komşu olan Türkiye, olası bir askeri çatışmada sığınmacı akını ve ticaret aksamalarıyla karşı karşıya kalabilir. Ankara, şu ana kadar taraflara itidal çağrısı yaparken, bölgedeki enerji koridorlarının güvenliğini sağlama konusunda daha aktif bir rol üstlenmek zorunda kalabilir.