ABD Savunma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik deniz ablukası uygulamasını yeniden başlattı. Karar, İran'ın bölgedeki askeri faaliyetlerine ve son haftalarda artan gerginliğe yanıt olarak alındı. Pentagon yetkilileri, operasyonun uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini sağlamayı hedeflediğini belirtirken, Tahran yönetimi bu adımı 'provokasyon' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Geçtiğimiz aylarda İran, boğazda ticari gemilere yönelik taciz ve alıkoyma eylemlerini artırmıştı. ABD, bu eylemleri uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirerek misilleme yapma kararı aldı. Pentagon Sözcüsü, “Operasyon, deniz ticaretinin serbest akışını ve bölge istikrarını korumak için tasarlandı. İran'ın kışkırtmalarına karşı caydırıcılık sağlayacak” dedi.
Bu hamle, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasıyla eş zamanlı gerçekleşiyor. Yakın zamanda iki uçak gemisi ve bir dizi savaş gemisi bölgeye konuşlandırıldı. ABD Merkez Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, ablukanın BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uygun olarak yürütüleceği vurgulandı. İran yönetimi ise bu adımı 'savaş ilanı' olarak değerlendirdi ve misilleme yapmakla tehdit etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatları son iki haftada yüzde 8 artış gösterdi. Uzmanlar, ablukanın uzaması halinde fiyatların daha da yükseleceğini öngörüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin kararını desteklerken, Rusya ve Çin tarafları itidal çağrısı yaptı. Çin Dışişleri Bakanlığı, “Gerilimin artması hiçbir tarafın çıkarına değil, tüm aktörler diyalogdan yana olmalı” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki askeri hareketlilik, sivil denizciliği de etkiliyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü, ticari gemilere alternatif rotalar önerirken, bazı nakliye şirketleri risk primlerini artırdı. Analistler, bu durumun küresel tedarik zincirlerinde ek maliyetlere yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin komşu ülkelerle (örneğin Irak) ticaretini ve enerji projelerini sekteye uğratabilir. Ankara'nın bu krizde denge politikası izlemesi, hem NATO müttefiki ABD'yi hem de enerji iş birliği yaptığı İran'ı karşısına almamayı gerektiriyor. Krizin uzaması, Türkiye'nin alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırabilir.