ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), göçmenlik hizmetleri alanında faaliyet gösteren dolandırıcılara karşı 'topyekûn savaş' ilan edeceklerini duyurdu. Söz konusu karar, son bir yıl içinde göçmenlik dolandırıcılığına ilişkin şikayetlerin iki katına çıkmasıyla alındı. ProPublica'nın elde ettiği bilgilere göre, DHS bünyesindeki U.S. Citizenship and Immigration Services (USCIS) ve Homeland Security Investigations (HSI) birimleri, özellikle sahte avukatlık, hayali vize başvuruları ve yeşil kart vaadiyle para toplama gibi yöntemlere karşı operasyonları yoğunlaştıracak. Plan kapsamında, federal savcılarla koordineli şekilde yürütülecek soruşturmaların sayısı artırılacak ve kamuoyunu bilinçlendirme kampanyaları başlatılacak.
Gelişmenin Arka Planı
DHS'nin harekete geçmesinin temel nedeni, pandemi sonrası dönemde göçmenlik başvurularındaki artışla birlikte dolandırıcılık vakalarının da hızla yükselmesi. Federal Ticaret Komisyonu (FTC) verilerine göre, 2023 yılında göçmenlik dolandırıcılığından kaynaklanan kayıplar 500 milyon doları aştı. Mağdurların büyük kısmını, ABD'de yasal statü elde etmeye çalışan Latin Amerika, Asya ve Afrika kökenli göçmenler oluşturuyor. Dolandırıcılar, genellikle sosyal medya ve etnik topluluk merkezlerinde hedef belirliyor; sahte avukatlık, hızlandırılmış vize vaadi veya 'resmi başvuru ücreti' adı altında binlerce dolar topluyor. DHS yetkilileri, bu tür faaliyetlerin sadece maddi zarar vermekle kalmadığını, aynı zamanda mağdurların göçmenlik dosyalarını da tehlikeye attığını belirtiyor. Operasyonların merkezinde, özellikle sahte danışmanlık firmaları ve noter dolandırıcılığı yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki göçmenlik dolandırıcılığı, yalnızca iç güvenlik meselesi değil, aynı zamanda uluslararası bir boyut taşıyor. Dolandırıcı ağlarının çoğu sınır ötesi işliyor; Meksika, Guatemala, Hindistan ve Nijerya gibi ülkelerdeki hücrelerle bağlantılı. DHS'nin 'topyekûn savaş' planı, bu ağları hedef alan uluslararası operasyonları da kapsıyor. Özellikle, geçtiğimiz yıl Meksika ve Guatemala polisiyle ortaklaşa düzenlenen baskınlarda yüzlerce kişi gözaltına alındı. ABD'nin bu hamlesi, küresel göçmenlik krizinin bir yansıması olarak da görülüyor. Dünya genelinde milyonlarca insan daha iyi yaşam koşulları için göç ederken, dolandırıcılar bu umutları sömürüyor. DHS'nin attığı adımlar, diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Özellikle Avrupa Birliği, benzer vakalarla mücadele için ABD ile bilgi paylaşımını artırmayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki göçmenlik dolandırıcılığıyla mücadele, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, küresel göç eğilimleri açısından önemli bir sinyal. Türkiye, coğrafi konumu ve son yıllarda aldığı yoğun göç nedeniyle benzer dolandırıcılık riskleriyle karşı karşıya. Sahte vize vaatleri ve noter dolandırıcılığı, özellikle Suriyeli ve Afgan göçmenler arasında yaygın. DHS'nin operasyonları, bu tür suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor. Türkiye'nin, ABD ile istihbarat paylaşımı ve ortak operasyon mekanizmaları geliştirmesi, kendi topraklarındaki dolandırıcılık ağlarının çökertilmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, Türk vatandaşlarının ABD'ye yönelik artan göç talebi göz önüne alındığında, bu tür bilinçlendirme kampanyaları ülkemizde de uygulanmalıdır.