ABD'de büyük doğal afetlerin ardından federal yardımın başkanlık onayından geçmesi giderek uzuyor. Yeni bir rapora göre, Başkan Donald Trump, modern tarihteki hiçbir başkanın olmadığı kadar yavaş bir şekilde afet yardımı onaylıyor. Ortalama bekleme süresi Trump yönetiminde 40 güne ulaştı.
Raporun detayları: bekleyişin boyutları
CNN'in Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) verilerine dayandırdığı analiz, Trump'ın afet yardım taleplerini onaylama hızının Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton gibi seleflerinin gerisinde kaldığını ortaya koydu. 2017-2020 arasında onaylanan 233 büyük afet başvurusunun ortalama süresi 39,5 gün olarak hesaplandı. Obama döneminde bu süre 30,3 gün, Bush döneminde 24,2 gün, Clinton döneminde ise 14,1 gündü.
Uzun bekleme süreleri, özellikle kasırga, sel ve orman yangını gibi yıkıcı afetlerin vurduğu eyaletlerde ciddi mağduriyetlere yol açıyor. Örneğin 2018'de Kaliforniya'daki Camp Fire felaketinden sonra yardım onayı 57 gün sürdü; bu süre içinde binlerce aile geçici barınma ve temel ihtiyaçlar konusunda zorlandı.
Bölgesel ve küresel boyut: afet diplomasisi ve iklim değişikliği
ABD'deki bu gecikme, sadece iç politika sorunu olarak kalmıyor; iklim değişikliğine bağlı afetlerin sıklığı ve şiddeti arttıkça, federal yardım mekanizmasının etkinliği küresel bir tartışma konusu haline geliyor. Diğer ülkeler, ABD'nin afet yönetimindeki yavaşlığını kendi sistemlerini geliştirirken bir uyarı olarak değerlendiriyor. Ayrıca, Trump yönetiminin iklim değişikliği politikalarıyla çelişen bu durum, uluslararası kamuoyunda Amerikan liderliğine duyulan güveni zedeliyor.
Raporda ayrıca, Trump'ın seleflerine kıyasla daha fazla afet başvurusunu reddettiği ya da ertelediği belirtiliyor. Bu durum, federal hükümet ile eyalet yönetimleri arasında gerginliklere neden oluyor. Örneğin, 2017'de Porto Riko'yu vuran Maria Kasırgası'ndan sonra yardım onayının ertelenmesi, adada insani krize yol açmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle deprem, sel ve yangın gibi afetlere sıkça maruz kalan bir ülke. ABD'de afet yardım onaylarındaki gecikme, Türkiye'deki afet yönetim sisteminin güçlendirilmesi ihtiyacını hatırlatıyor. Özellikle AFAD gibi kurumların bağımsız ve hızlı hareket edebilme kapasitesi, hayati önem taşıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin afetleri daha sık ve şiddetli hale getirmesi, Türkiye'nin erken uyarı sistemleri ve uluslararası işbirliğine yatırım yapmasını gerektiriyor. ABD'deki bu tartışma, Türkiye'nin afet sonrası yardım mekanizmalarını hızlandırmak için bir örnek teşkil edebilir.