ABD Deniz Kuvvetleri, geçen hafta Arabistan Denizi'nde USS George H.W. Bush (CVN-71) uçak gemisine ait bir MH-60S helikopterinin suya zorunlu iniş yapmasının ardından kaybolan denizciyi arama çalışmalarını Pazar günü resmen sonlandırdı. Beşinci Filo'dan yapılan açıklamaya göre, arama operasyonu, denizcinin kaybolmasından dört gün sonra, Pazar günü Doğu Saati ile 14.00'te durduruldu. Helikopterde bulunan diğer mürettebat üyelerinin başarıyla kurtarıldığı bildirilirken, kayıp denizcinin kimliği henüz açıklanmadı. Olay, bölgede devam eden askeri operasyonların risklerini bir kez daha gündeme getirdi.
Helikopter Kazasının Detayları ve Arama Operasyonu
MH-60S Seahawk helikopteri, 20 Şubat'ta USS George H.W. Bush'un güvertesinden havalandıktan kısa bir süre sonra Arabistan Denizi'nin uluslararası sularında teknik bir arıza nedeniyle suya çakıldı. Helikopterde toplam beş kişilik mürettebat bulunuyordu; kazadan hemen sonra dört kişi kurtarılırken, bir kişiye ulaşılamadı. ABD Donanması, bölgeye derhal arama kurtarma ekipleri sevk etti. Operasyona MH-60S ve MH-60R helikopterleri, P-8 Poseidon deniz devriye uçakları ve bölgedeki diğer gemiler katıldı. Arama çalışmaları yaklaşık 3.500 deniz mili karelik bir alanda sürdürüldü. Donanma yetkilileri, denizcinin hayatta kalma ihtimalinin giderek azalması ve operasyonun başarı şansının düşmesi nedeniyle aramanın sonlandırıldığını belirtti. Kayıp denizcinin ailesine bilgi verildiği ve gerekli desteğin sağlandığı ifade edildi.
USS George H.W. Bush, şu anda Basra Körfezi ve Arabistan Denizi'nde IŞİD'e karşı yürütülen Inherent Resolve Operasyonu kapsamında görev yapıyor. Uçak gemisi, bu tür kazaların nadir görüldüğü ancak operasyonel yoğunluk nedeniyle risklerin arttığı bir bölgede faaliyet gösteriyor. Donanma, kazanın nedenine ilişkin soruşturma başlattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Arabistan Denizi, dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahip bölgelerinden biri olup, aynı zamanda ABD, Çin, Hindistan ve diğer ülkelerin askeri varlığının kesiştiği stratejik bir alandır. Son yıllarda bölgede deniz kazaları ve askeri tatbikatlar sıklaşmıştır. Bu kaza, ABD Donanması'nın bölgedeki operasyonel hazırlığını ve kriz yönetimini sorgulatsa da, kısa vadede ABD'nin askeri varlığını etkilemesi beklenmiyor. Ancak, Çin ve İran'ın bölgede artan deniz faaliyetleri göz önüne alındığında, bu tür olayların güvenlik dinamiklerini nasıl etkileyeceği merak konusu. ABD, bölgedeki müttefikleriyle işbirliğini sürdürürken, deniz güvenliği konusunda daha sıkı önlemler alması gerekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliği politikaları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD Donanması'nın bölgedeki varlığının sürdüğünü göstermektedir. Türkiye, Katar ve diğer Körfez ülkeleriyle askeri işbirliğini artırırken, ABD'nin bölgedeki operasyonel kabiliyeti, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla zaman zaman örtüşmektedir. Ayrıca, deniz kazaları ve arama kurtarma operasyonları, Türkiye'nin bu alandaki kapasitesini geliştirmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Sonuç olarak, dolaylı da olsa, bölgedeki her askeri olay, Türkiye'nin deniz güvenliği stratejilerini etkileyebilir.