Kiev’in gökyüzünde artık balistik füzelere karşı kullanılabilecek tek bir Patriot önleme füzesi kalmadı. Ukrayna Savunma Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Rusya’nın başkente yönelik son balistik füze saldırıları, mevcut önleme kapasitesinin tamamen tükenmesine neden oldu. ABD yapımı Patriot sistemleri, özellikle Kinzhal ve İskender gibi yüksek hızlı balistik füzeleri durdurmak için hayati öneme sahipti; ancak yoğun kullanım ve stokların yenilenmemesi nedeniyle Ukrayna şu anda bu tehdide karşı etkili bir savunma sağlayamıyor. Yetkililer, müttefik ülkelere olağanüstü bir yardım çağrısı yaparak “her bir Patriot füzesinin hayat kurtardığını” vurguluyor.
Yedek Parça ve Mühimmat Krizi
The War Zone’un haberine göre, Ukrayna’nın elindeki Patriot bataryaları bir yılı aşkın süredir aralıksız çalışıyor. Bu sistemlerin bakımı için gerekli yedek parçalar ve radar bileşenleri de kritik seviyenin altına düşmüş durumda. Pentagon, Ukrayna’ya 2024 yılı boyunca yalnızca sınırlı sayıda Patriot füzesi sevk edebildi. Oysa Rusya, her hafta Ukrayna şehirlerine onlarca balistik füze fırlatıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanı Mykola Oleshchuk yaptığı açıklamada, “Her hedefe bir füze harcamak zorundayız. Şu anda elimizde yedek füze yok. Bu demektir ki Kiev’e fırlatılan bir sonraki Kinzhal’i durduramayabiliriz” dedi. NATO’nun Doğu Avrupa’daki hava savunma kalkanı da boşluklarla dolu: Romanya ve Polonya’daki mevcut Patriot bataryaları, Ukrayna’daki sivil altyapıyı korumak için devreye sokulamıyor; çünkü bu sistemler kendi ülkelerinin savunması için tahsis edilmiş durumda.
Küresel Hava Savunma Stoku Tehlikede
Patriot krizi sadece Ukrayna’yı değil, küresel hava savunma dengesini de etkiliyor. ABD’nin kendi stokları, Avrupa’ya konuşlandırılan sistemler ve başta İsrail olmak üzere diğer müttefiklere sağlanan sistemler nedeniyle uzun süredir zorlanıyor. Raytheon firmasının üretim hattı ayda yalnızca 30 civarında PAC-3 MSE önleme füzesi üretebiliyor. Oysa Ukrayna’nın mevcut ihtiyacı ayda en az 90 füze olarak hesaplanıyor. Bu talep, aynı anda birkaç cephede birden savaşan bir ülke için karşılanması en zor hava savunma ihtiyacını oluşturuyor. ABD ve Almanya’nın Ukrayna’ya yeni bataryalar yerine sadece füze sevk etmeyi planladığı ancak bu yardımın da 2025 yılı ortasından önce ulaşamayacağı belirtiliyor. Kiev yönetimi, geçici çözüm olarak SAMP/T ve NASAMS gibi diğer sistemlerin balistik füze karşıtı kabiliyetlerini geliştirmeye çalışıyor; ancak bu sistemlerin hiçbiri Patriot’un yüksek irtifa- çok yüksek hız kabiliyetine sahip değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin hava savunma stratejisi açısından önemli sinyaller barındırıyor. NATO üyesi olarak Türkiye de Patriot sistemlerine ve benzeri batarya teknolojilerine bağımlılığını azaltma arayışında. Ukrayna’daki stok krizi, yerli hava savunma sistemlerinin (SİPER, HİSAR) geliştirilmesinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Ayrıca, savaş alanında balistik füze tehdidinin giderek arttığı bir dönemde Türkiye’nin kendi üretimi uzun menzilli hava savunma sistemlerine sahip olması, hem Doğu Akdeniz’de hem de sınır ötesi operasyonlarda caydırıcılığını artıracaktır. Öte yandan, ABD ve Avrupa’nın savunma sanayi üretim kapasitesinin bu krizde yetersiz kalması, Türkiye’nin bağımsız savunma tedarik zinciri oluşturma çabalarını haklı çıkarmaktadır.