Ukrayna, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu 10 ülke, Avrupa kıtasını balistik füze tehditlerine karşı korumak için ortak bir savunma programı başlatma kararı aldı. Liderler, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Paris'te bir araya gelerek yayımladıkları ortak bildiriyle, 'gönüllüler koalisyonu' olarak adlandırılan bu girişimin temellerini attı. Program, özellikle Rusya'nın artan füze tehditleri karşısında Avrupa'nın hava savunma kabiliyetlerini entegre etmeyi hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Paris'teki zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna'ya yönelik uluslararası desteği koordine etmek amacıyla bir dizi üst düzey görüşme gerçekleştirdi. Zirvede, Ukrayna'nın yanı sıra İngiltere, Almanya, İtalya, Polonya, Hollanda, Danimarka, Norveç ve Belçika'nın liderleri veya üst düzey temsilcileri hazır bulundu. Ortak bildiride, 'Avrupa'nın balistik füzelere karşı ortak bir koruma programı geliştirilmesi' taahhüdü yer aldı. Programın teknik detayları henüz netleşmemiş olsa da, mevcut ulusal hava savunma sistemlerinin entegrasyonu ve yeni nesil füze önleme teknolojilerinin ortak geliştirilmesi öngörülüyor.
Bu girişim, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı balistik ve seyir füzelerinin Avrupa kıtası için oluşturduğu tehdidin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı. Savaşın başlamasından bu yana, Rus füzelerinin Ukrayna topraklarından sıçrayarak Polonya veya Romanya gibi NATO ülkelerine düşme riski, ittifakın hava savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Ayrıca, Rusya'nın Kaliningrad bölgesinde konuşlandırdığı İskender-M füzeleri ve diğer balistik silahlar, NATO'nun doğu kanadını doğrudan tehdit ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Program, Avrupa'nın savunma alanında 'stratejik özerklik' hedefiyle de uyumlu. ABD'nin NATO içindeki lider rolüne rağmen, Avrupa ülkeleri son yıllarda kendi savunma kapasitelerini artırma çabası içinde. Özellikle Almanya'nın 'European Sky Shield Initiative' (Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi) gibi mevcut projelerle entegre olması bekleniyor. Ancak bu yeni girişim, Ukrayna'yı da doğrudan sürece dahil etmesi açısından farklılaşıyor. Ukrayna'nın savaş deneyimlerinden elde ettiği veriler, programın tasarımında kritik rol oynayacak.
Rusya'nın sert tepki vermesi bekleniyor. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, daha önce benzer girişimleri 'Rusya'ya yönelik düşmanca bir eylem' olarak nitelendirmişti. Öte yandan, Çin'in de bölgedeki füze savunma sistemlerine karşı tutumu, bu programın Asya-Pasifik'teki denklemlere etkisini belirleyebilir. ABD'nin ise girişime ihtiyatlı yaklaştığı, ancak tamamen karşı çıkmadığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun füze savunma sistemlerinde önemli bir aktör olmasına rağmen bu girişime dahil değil. Ankara'nın Rusya ile S-400 anlaşmazlığı ve ABD ile yaşadığı gerginlikler, bu tür Avrupa merkezli savunma projelerine katılımını sınırlıyor. Ancak Türkiye'nin aktif olarak kullandığı Konya'daki füze savunma radarı ve yerli hava savunma sistemleri (Hisar, SİPER) düşünüldüğünde, bu programın Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyeceği açık. Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz'deki füze tehditlerine karşı kendi sistemlerini geliştirirken, Avrupa'nın ortak girişimine entegre olmamak, uzun vadede teknolojik uyum sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, programın kapsamı genişlerse Türkiye'nin NATO içindeki rolü yeniden tanımlanabilir.