ABD'de GLP-1 (glukagon benzeri peptid-1) sınıfı ilaçları kilo vermek amacıyla kullanan yetişkinlerin oranı, Salı günü yayımlanan yeni bir Gallup anketine göre yüzde 11'e ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. 2024 yılında bu oran yalnızca yüzde 3 seviyesindeyken, iki yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık dört kat artış yaşandı. Anket, Ozempic, Wegovy, Mounjaro ve Zepbound gibi markalarla bilinen bu ilaçların, toplum sağlığı ve ilaç endüstrisi üzerinde yarattığı dönüştürücü etkiyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı: Obezite salgını ve ilaç devrimi
Gallup'un 18-27 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 5 bin 600 yetişkinle gerçekleştirdiği anket, GLP-1 ilaçlarının kullanımındaki patlamanın arkasında bir dizi faktör olduğunu ortaya koyuyor. Öncelikle, ABD'de obezite oranlarının hâlâ yüksek seyretmesi – yetişkinlerin yaklaşık yüzde 42'sinin obez olarak sınıflandırılması – bu ilaçlara olan talebi körüklüyor. Bununla birlikte, 2024 yılında Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) yeni nesil GLP-1 ilaçlarını daha geniş endikasyonlarla onaylaması ve Medicare ile özel sigorta şirketlerinin kapsamı genişletmesi de kullanımı artırdı.
Ankete katılanların yüzde 62'si, bu ilaçları sadece kilo vermek amacıyla kullandığını belirtirken, yüzde 30'u tip 2 diyabet tedavisi için, geri kalanı ise her iki amaçla da kullandığını ifade etti. Özellikle Wegovy (semaglutid) ve Zepbound (tirzepatid) gibi kilo kaybına odaklı formülasyonlar, piyasada hızla popülerlik kazandı. İlginç bir şekilde, kullanıcıların yarısından fazlası (yüzde 54) ilaca başladıktan sonra en az yüzde 10 kilo kaybettiğini bildirdi. Bu sonuçlar, ilaçların etkinliğine dair klinik çalışmaları destekler nitelikte.
Bununla birlikte, kullanımın yaygınlaşması yan etkiler ve maliyet konularını da gündeme getirdi. Ankete katılanların yüzde 22'si bulantı, kusma, ishal gibi gastrointestinal yan etkilerden şikâyetçi oldu. Ayrıca, aylık maliyeti sigortasız hastalar için 1.000 doları aşabilen bu ilaçlar, erişim eşitsizliklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle düşük gelirli gruplar ve kırsal bölgelerde yaşayanlar ilaca ulaşmakta zorlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İlaç endüstrisinde yeni bir çağ
GLP-1 ilaçlarının bu denli hızlı benimsenmesi, sadece ABD sağlık sistemini değil, küresel ilaç pazarını da derinden etkiliyor. Novo Nordisk (Ozempic, Wegovy) ve Eli Lilly (Mounjaro, Zepbound) gibi şirketlerin hisseleri son iki yılda rekor seviyelere ulaştı. Analistler, 2030 yılına kadar bu pazarın 100 milyar doları aşacağını öngörüyor. Bununla birlikte, ilaçların yüksek fiyatları sağlık bütçeleri üzerinde baskı oluşturuyor; ABD'de federal hükümet, Medicare kapsamında bu ilaçlara yapılan harcamaları denetlemek için yeni düzenlemeler hazırlıyor.
Küresel ölçekte, Avrupa ve Asya'da da benzer trendler gözlemleniyor. İngiltere'de Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), obeziteyle mücadele programı kapsamında Wegovy'yi sınırlı sayıda hastaya sunarken, Japonya'da Çin menşeli daha ucuz jenerik versiyonlar piyasaya çıkmaya başladı. Ancak, ABD'deki gibi bir patlama henüz yaşanmıyor. Bunun sebebi, diğer ülkelerde daha sıkı reçete kısıtlamaları ve geri ödeme politikaları. Yine de, obezitenin küresel bir sorun olması ve Dünya Sağlık Örgütü'nün projeksiyonları, GLP-1 ilaçlarının önümüzdeki on yılda daha da yaygınlaşacağına işaret ediyor.
Öte yandan, bu ilaçların uzun vadeli güvenliği konusundaki tartışmalar sürüyor. Bazı çalışmalar, GLP-1 agonistlerinin pankreatit ve tiroid kanseri riskini artırabileceğini öne sürerken, diğerleri kardiyovasküler faydalarının bu riskleri bastırdığını savunuyor. ABD'de FDA, bu konuda ek takip çalışmaları yürütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de obezite oranının yüzde 30'un üzerinde olduğu düşünüldüğünde, ABD'deki bu trend yakından takip edilmelidir. GLP-1 ilaçlarının Türkiye'de ruhsatlandırılması ve SGK geri ödeme kapsamına alınması, hem obeziteyle mücadeleye katkı sağlayabilir hem de ilaç endüstrisinde yeni bir pazar yaratabilir. Ancak, yüksek maliyetlerin kamu bütçesine getireceği yük ve olası yan etkiler nedeniyle dikkatli bir fayda-maliyet analizi yapılması gerekiyor. Ayrıca, Türkiye'nin jenerik ilaç üretimindeki gücü, bu alanda uygun fiyatlı alternatifler geliştirme fırsatı sunuyor. Sonuç olarak, ABD'deki gelişmeler, Türkiye'de obezite politikalarının yeniden şekillendirilmesi için önemli bir referans noktası oluşturabilir.