ABD ile Çin arasındaki yapay zeka (YZ) modeli farkı hızla kapanıyor. Yıllardır Washington'un odağında olan bu açık, iki süper güç arasındaki stratejik rekabette YZ'nin giderek daha merkezi bir rol oynamasıyla birlikte yeniden şekilleniyor. OpenAI'ın Kasım 2022'de ChatGPT'yi piyasaya sürmesi ABD'ye net bir erken üstünlük kazandırmış olsa da, Çin'in son dönemdeki atılımları bu avantajı tehdit ediyor. Peki Washington bu yeni duruma nasıl hazırlanıyor?
Gelişmenin arka planı
OpenAI'ın ChatGPT'si, 2022 sonunda ABD'yi YZ yarışında açık ara öne geçirdi. Ancak 2024 yılına gelindiğinde Çinli şirketler, özellikle DeepSeek ve Alibaba gibi oyuncular, modellerinin performansını önemli ölçüde artırdı. Örneğin, DeepSeek'in V3 modeli, bazı kıyaslama testlerinde ABD'nin önde gelen modellerine yaklaştı hatta geçti. Bu gelişme, Washington'da alarm zillerinin çalmasına neden oldu. ABD Ticaret Bakanlığı, Çin'e gelişmiş YZ çiplerinin ihracatını kısıtlayan yeni düzenlemeler hazırlıyor. Ayrıca Kongre'de, ulusal güvenlik gerekçesiyle Çinli YZ şirketlerine yönelik yatırım kısıtlamaları tartışılıyor.
Çin'in başarısı, büyük ölçüde devlet destekli büyük veri kümelerine ve süper bilgisayarların yaygın kullanımına dayanıyor. Başkan Xi Jinping'in 2021'de başlattığı "Yapay Zeka Geliştirme Planı", ülkeyi 2030 yılına kadar YZ alanında dünya lideri yapmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda Çin, her yıl on milyarlarca dolar yatırım yapıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
YZ rekabeti, yalnızca iki ülkeyi değil tüm küresel teknoloji ekosistemini etkiliyor. ABD'nin müttefikleri, özellikle Japonya, Güney Kore ve Avrupa Birliği, bu yarışta ABD'nin yanında yer alırken Çin, Rusya ve bazı gelişmekte olan ülkelerle iş birliğini derinleştiriyor. YZ'nin askeri uygulamaları da endişe yaratıyor; otonom silah sistemleri ve siber savaş kapasiteleri iki taraf için de öncelikli alanlar. Uzmanlar, bu teknolojik ayrışmanın Soğuk Savaş dönemindeki nükleer silah yarışına benzer bir sonuç doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin YZ rekabeti, Türkiye için hem fırsat hem risk barındırıyor. Türkiye, kendi YZ stratejisini geliştirirken bu iki kutup arasında denge kurmak zorunda. ABD ile savunma ve teknoloji iş birliği devam ederken, Çin ile ticaret ve altyapı projelerinde YZ bileşenleri giderek önem kazanıyor. Türk şirketlerinin bu rekabetten en iyi şekilde faydalanması için ulusal YZ envanterinin güncellenmesi ve Ar-Ge teşviklerinin artırılması gerekiyor. Ayrıca, Türkiye'nin YZ etiği ve veri güvenliği konularında uluslararası standartlara uyum sağlaması, uzun vadede küresel ortaklıklar için belirleyici olacak.