ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin serbest bıraktığı dondurulmuş İran varlıklarının, Tahran yönetimi tarafından Amerikan tarım ürünleri, özellikle soya fasulyesi alımında kullanılabileceğini söyledi. Vance, bu anlaşmanın İran halkının beslenme ihtiyacını karşılarken Amerikalı çiftçileri de zenginleştireceğini belirtti. İran yönetimi ise henüz teklife resmi bir yanıt vermedi.
Klasik Trump tarzı anlaşma mı?
Vance, Ohio'da düzenlenen bir etkinlikte konuşurken, söz konusu öneriyi "klasik bir Trump anlaşması" olarak nitelendirdi. Eski Başkan Donald Trump'ın iş dünyasındaki müzakerelerine atıfta bulunan Vance, "Bu, her iki tarafın da kazanacağı bir düzenleme. İran, uluslararası yaptırımlar nedeniyle erişemediği fonlarını kullanarak gıda ihtiyacını karşılayabilir; Amerikalı çiftçiler ise yeni bir pazar kazanır" dedi. Vance'in bu açıklaması, Trump yönetiminin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının bir devamı olarak yorumlandı.
ABD, 2018 yılında nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'ın petrol ihracatını ve bankacılık sistemini hedef alan yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Bu yaptırımlar, İran'ın yurtdışındaki milyarlarca dolarlık varlığına erişimini kısıtlamıştı. Son dönemde Biden yönetimi, insani amaçlı bazı fonları serbest bırakmış olsa da, genel çerçeve değişmedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Vance'in önerisi, uluslararası ilişkilerde nadir görülen bir takas mekanizmasını gündeme getiriyor. İran'ın dondurulmuş varlıklarının tarım ürünlerine dönüştürülmesi, iki ülke arasındaki gerilimi bir nebze olsun azaltabilir. Ancak İran yönetimi, bu tür bir anlaşmayı kabullenmesi durumunda, ABD'nin ekonomik baskılarına boyun eğmiş olacağı endişesi taşıyor. Tahran, özellikle nükleer programı ve bölgesel nüfuzu konusunda ABD'ye taviz vermek istemiyor.
Diğer yandan, küresel gıda fiyatlarının yükseldiği bir dönemde, ABD'nin İran'a tarım ürünü ihraç etmesi, dünya piyasalarında dengeleri değiştirebilir. Amerikalı çiftçiler, özellikle Çin'e yapılan soya fasulyesi ihracatının azaldığı bir dönemde yeni pazar arayışında. Bu anlaşma, Çin'e alternatif bir pazar yaratabilir. Uzmanlar, anlaşmanın gerçekleşmesi halinde, ABD'nin İran'a karşı uyguladığı yaptırımların etkinliğini sorgulayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran ile olan ekonomik ve ticari ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlar konusunda ABD ile hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Eğer İran, dondurulmuş varlıklarını ABD tarım ürünlerine yönlendirirse, Türkiye'nin İran'a yaptığı gıda ve tarım ihracatı olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, bu anlaşma Türkiye'nin enerji ihtiyacı için kritik öneme sahip İran doğalgazı ve petrolü konusunda yeni pazarlıkları gündeme getirebilir. Ankara, bu süreçte kendi çıkarlarını korumak için hem Washington hem de Tahran ile aktif diplomasi yürütmek zorunda kalacak.