Fox News kanalının muhafazakâr yorumcusu Mark Levin, Trump yönetiminin İran yönetimiyle vardığı geçici anlaşmaya ağır eleştiriler yöneltti. Levin, Cumartesi günü yayınlanan Life, Liberty & Levin programında yaklaşık 17 dakikalık bir monologla İran nükleer programının geleceğini belirleyecek müzakerelere ve ateşkes anlaşmasına tepki gösterdi. Doğrudan yönetim yetkililerine seslenen Levin, “Bu anlaşma, Amerika'nın ulusal güvenliğine ihanettir” ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, İran'la doğrudan müzakerelerin başlatılmasını ve nükleer programın askıya alınması karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören geçici bir mutabakata varmıştı. Resmî adıyla “Geçici Çerçeve Anlaşması” olarak duyurulan metin, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlamasını ve uluslararası denetçilerin tesislere erişimini öngörüyor.
Levin, anlaşmanın ayrıntılarının gizliliğine ve İran rejimiyle yapılan dolaylı görüşmelere de değindi. “Bu rejimle masaya oturmak bile büyük bir hatadır” diyen Levin, anlaşmanın İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla yürüttüğü istikrarsızlaştırma faaliyetlerini durdurmayacağını savundu. Levin ayrıca, eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı da eleştirerek, yeni anlaşmanın da benzer zaaflar taşıdığını ileri sürdü.
Bölgesel ve küresel boyut
İran meselesi, ABD siyasetinde uzun süredir kutuplaşmaya neden olan bir başlık. Muhafazakâr kanat, İran rejimine yönelik her türlü tavizi ulusal güvenliğe tehdit olarak görürken, realist ve liberal çevreler diplomasiyi tercih ediyor. Levin'in çıkışı, Trump yönetiminin kendi tabanında yarattığı bölünmeyi de gözler önüne seriyor. Anlaşma henüz kesinleşmediği için ABD Kongresi'nde de yoğun tartışmalar bekleniyor. İran ise anlaşmayı ekonomik yaptırımların hafifletilmesi için bir fırsat olarak görüyor ancak Tahran yönetimi nükleer programını tamamen durdurmayı reddediyor.
Bölgesel olarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail, İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamada “İran'ın nükleer silah üretmesine izin vermeyeceğiz” diyerek anlaşmayı dolaylı olarak hedef almıştı. Öte yandan Avrupa Birliği ve Çin, diyaloğun devam etmesinden yana bir tutum sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasında varılacak bir anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve komşuluk ilişkileri açısından kritik öneme sahip. Türkiye, İran'a uygulanan yaptırımlar nedeniyle doğal gaz ithalatında sıkıntı yaşarken, olası bir yaptırım hafiflemesi enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, İran'ın bölgesel nüfuzunun sınırlanması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin çıkarlarıyla zaman zaman çatışan Tahran'ın hareket alanını daraltabilir. Ancak anlaşmanın İsrail ve Körfez ülkelerini memnun etmemesi, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilir. Türk Dışişleri Bakanlığı'nın bu süreci yakından takip etmesi bekleniyor.