Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yasama seçimlerinin Eylül 2027'ye ertelendiğini duyurdu. Bu karar, Filistin siyasetinde uzun süredir devam eden seçim belirsizliğini daha da derinleştirirken, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar cuma günü yaptığı açıklamada Abbas'ı "vaat edilen seçimleri bir kez daha iptal ederek uluslararası toplumu kandırmakla" suçladı. Erteleme kararı, Filistin Yönetimi'nin meşruiyetini ve Filistinliler arası bölünmüşlüğü yeniden gündeme getirdi.
Seçimlerin sürekli ertelenmesinin arka planı
Filistin'de son yasama seçimleri 2006 yılında yapıldı ve Hamas'ın zaferiyle sonuçlandı. Ancak Hamas ile El Fetih arasındaki anlaşmazlık, 2007'de Gazze'de Hamas'ın kontrolü ele geçirmesiyle derinleşti. O tarihten bu yana Filistin yasama konseyi fiilen işlevsiz durumda. Abbas, 2021'de seçimleri ilan etmiş ancak İsrail'in Doğu Kudüs'te oy kullanımına izin vermeyeceğini açıklaması üzerine süresiz ertelemişti. Şimdi ise seçimlerin 2027'ye ertelenmesi, Abbas'ın liderliğindeki El Fetih'in seçim yenilgisi korkusunu ve Hamas ile uzlaşma sağlanamamasını yansıtıyor. Filistin Yönetimi, Batı Şeria'da sınırlı özerkliğe sahipken, Gazze'de Hamas'ın kontrolü sürüyor. Abbas'ın bu kararı, Filistin siyasetindeki kronik istikrarsızlığı ve demokratik süreçlerin işletilememesini gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve küresel yankılar
İsrail Dışişleri Bakanı Sa'ar'ın sert eleştirisi, İsrail'in Filistin Yönetimi'ne yönelik tutumunun sertleştiğini gösteriyor. Sa'ar, Abbas'ı uluslararası toplumu aldatmakla suçlayarak, Filistin Yönetimi'nin meşruiyetini sorguladı. Bu açıklama, İsrail'in Filistin seçimlerine ilişkin geleneksel çekincelerini yansıtırken, aynı zamanda uluslararası arenada Filistin Yönetimi'ne yönelik baskıyı artırabilir. ABD yönetimi, Filistin seçimlerinin yapılmasını desteklediğini açıklamıştı ancak erteleme kararı sonrası henüz resmi bir açıklama yapmadı. Avrupa Birliği de demokratik süreçlerin önemine vurgu yapmakla birlikte, Filistin içi bölünmüşlüğün seçimleri zorlaştırdığını kabul ediyor. Bölgesel aktörlerden Mısır ve Ürdün, Filistin'de birliğin sağlanması çağrısında bulunurken, Hamas erteleme kararını "darbe" olarak nitelendirdi. Uluslararası kriz grubu gibi düşünce kuruluşları, seçimlerin ertelenmesinin Filistin Yönetimi'nin demokratik meşruiyetini daha da zayıflattığını ve Filistin halkının iradesinin yok sayıldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, Filistin'deki seçim ertelemesini yakından takip ediyor. Ankara, Filistin içi uzlaşmayı ve demokratik süreçlerin işletilmesini savunagelmiştir. Seçimlerin 2027'ye ertelenmesi, Filistin Yönetimi'nin zayıflamasına ve Hamas-El Fetih bölünmesinin derinleşmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin Filistin politikasında denge unsuru olma çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Filistin'de istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da gerginliği artırarak Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını dolaylı yönden etkileyebilir. Türkiye'nin Filistin'de bir an önce seçimlerin yapılması ve ulusal birliğin sağlanması yönündeki çağrıları, bu gelişmeyle daha da önem kazanmaktadır.