Avrupa Birliği üyesi ülkeler, düzensiz göçle mücadele kapsamında sığınma talepleri reddedilen göçmenlerin geri gönderileceği 'iade merkezleri' kurma planlarını somut adımlarla ilerletmeye hazırlanıyor. Kıbrıs İçişleri Bakanı Konstantinos Ioannou, yakında varılması beklenen bir AB anlaşmasının bu yöndeki ulusal planlara 'yeni bir ivme' kazandıracağını açıkladı. Bakan Ioannou, ülkesinin de bu tür merkezlerin kurulması için çalışmalara başladığını belirtti. Plan, AB'nin uzun süredir tartıştığı ancak hukuki ve insani endişeler nedeniyle hayata geçirilemeyen 'üçüncü ülkelerde güvenli merkezler' fikrinin yeniden canlanması anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
AB ülkeleri, özellikle 2015'teki büyük göç dalgasından bu yana düzensiz göçle başa çıkmakta zorlanıyor. Son yıllarda sığınma başvurularının reddedilme oranı artsa da, bu kişilerin menşe ülkelerine geri gönderilmesi lojistik ve diplomatik engeller nedeniyle yavaş ilerliyor. AB Komisyonu, bu sorunu aşmak için 2023'te 'iade merkezleri' konseptini gündeme getirmiş, ancak üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları nedeniyle ilerleme kaydedilememişti. Kıbrıs, Yunanistan, İtalya ve Malta gibi ön cephe ülkeleri, yükün daha adil paylaşılması için bu tür merkezlerin kurulmasını uzun süredir talep ediyor. Ioannou, yaklaşan anlaşmanın bu ülkelerin elini güçlendireceğini vurguladı. Ancak insan hakları örgütleri, bu merkezlerin göçmenlerin temel haklarını ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin iade merkezleri planı, sadece Avrupa'da değil, göç rotaları üzerindeki diğer ülkelerde de yankı uyandırıyor. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri, bu tür merkezlerin kendi topraklarında kurulmasına sıcak bakmıyor. AB, şu anda hangi ülkelerin bu merkezlere ev sahipliği yapabileceğini belirlemeye çalışıyor. Bu durum, AB'nin üçüncü ülkelerle yapacağı anlaşmaların niteliğini de etkileyecek. Uzmanlar, planın başarısının büyük ölçüde geri kabul anlaşmalarına ve ev sahibi ülkelerle yapılacak mali protokollere bağlı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bu girişim AB'nin ortak sığınma sistemi reformu tartışmalarını da yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, halihazırda 4 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaparken, AB'nin iade merkezleri planı doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bölgesel göç dinamikleri açısından önem taşıyor. AB'nin bu girişimi, Türkiye ile yapılan 2016 göç anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi çağrılarını güçlendirebilir. Ayrıca, planın başarısız olması halinde AB'nin Türkiye üzerindeki göç baskısını artırması olası. Türkiye, kendi ülkesinde benzer merkezler kurulması fikrine şimdiye kadar mesafeli yaklaşmıştır. Öte yandan, AB'nin bu hamlesi, Türkiye'nin uluslararası alanda göç konusundaki elini güçlendirebilecek bir argüman olarak da görülebilir. Ancak, planın uygulanabilirliği ve insani boyutu, Türkiye'nin kendi göç politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir.