Filipinler'in kuzeyindeki Abra eyaletinde 25 Temmuz'da meydana gelen 7,0 büyüklüğündeki depremin yol açtığı can kaybı 46'ya yükseldi. Filipinler Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Konseyi (NDRRMC) tarafından yapılan açıklamaya göre, depremde 46 kişi hayatını kaybederken, en az 130 kişi yaralandı. Yetkililer, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve ölü sayısının artabileceğini belirtti. Depremin merkez üssü, başkent Manila'nın yaklaşık 390 kilometre kuzeyinde yer alan Abra eyaletindeki Lagayan kasabası oldu. Sarsıntı, başkent Manila ve çevre illerde de hissedildi.
Gelişmenin Arka Planı
Deprem, yerel saatle sabah 08.43'te meydana geldi ve yaklaşık 30 saniye sürdü. Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (PHIVOLCS), depremin ardından tsunami uyarısı yapmadı ancak artçı sarsıntıların devam ettiğini duyurdu. Bölgede 100'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Depremde en fazla hasar Abra eyaletindeki Lagayan, La Paz ve Bangued kasabalarında görüldü. Yüzlerce bina yıkılırken veya ağır hasar alırken, tarihi Bantay Bell Kulesi gibi bazı yapılar da zarar gördü. Enerji altyapısı ciddi şekilde etkilendi; birçok bölgede elektrik kesintileri yaşanırken, bazı yollar çökmeler nedeniyle ulaşıma kapandı. Hükümet, arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra askeri birimleri de bölgeye sevk etti. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmek için bölgeye yardım gönderdik" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler, Filipinler'e acil yardım teklifinde bulunurken, ABD, Japonya ve Çin gibi ülkeler de taziye mesajları yayımladı.
Depremden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Abra eyaletinde, yerel yönetim acil durum ilan etti. Sağlık ekipleri yaralılara müdahale ederken, geçici barınma merkezleri kuruldu. Binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Depremin neden olduğu heyelanlar, bazı köylerle iletişimi kopardı. NDRRMC, depremden etkilenen 5 binden fazla aile olduğunu ve bunların yaklaşık 22 bin kişiye tekabül ettiğini açıkladı. Bölgede birçok okul ve kamu binası tahliye merkezi olarak kullanılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filipinler, Pasifik Deprem Kuşağı olarak bilinen ve dünyadaki depremlerin yaklaşık yüzde 90'ının meydana geldiği bölgede yer alıyor. Ülke, her yıl onlarca deprem yaşarken, şiddetli sarsıntılar can ve mal kaybına neden olabiliyor. 2013 yılında Bohol'da 7,2 büyüklüğündeki depremde 220'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. 1990 yılında Luzon adasında meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki deprem ise 2 bin 400'den fazla can almıştı. Bu son deprem, Güneydoğu Asya ülkelerinde doğal afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Bölge ülkeleri, iklim değişikliği ve artan nüfus nedeniyle doğal afet risklerinin arttığı uyarısında bulunuyor. Filipinler, aynı zamanda yılda ortalama 20 tayfunla da mücadele eden bir ülke. Bu nedenle, afet yönetimi konusunda uluslararası iş birliği kritik önem taşıyor. ABD, Japonya ve Avustralya gibi ülkeler, Filipinler'e afet yardımı konusunda düzenli olarak destek sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki deprem, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Pasifik Deprem Kuşağı benzeri diri fay hatlarına sahip ülkeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 binden fazla vatandaşını kaybetmişken, benzer bir felakete karşı hazırlıksızlığın bedelini ağır ödemişti. Bu haber, yapı denetimi ve afet yönetimi konularında alınması gereken dersleri hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Filipinler ile ikili ilişkileri sınırlı düzeyde olmakla birlikte, taziye ve yardım teklifleri iki ülke arasındaki dayanışma duygusunu güçlendirebilir. Bölgesel düzeyde, Güneydoğu Asya'daki bu tür felaketler, küresel tedarik zincirlerini etkileyebileceğinden, Türkiye'nin ticaret ortakları üzerinden dolaylı ekonomik etkiler hissedebilir. Sonuç olarak, doğal afetlerin sınıraşan boyutu, küresel iş birliğinin önemini vurguluyor.