Avrupa Birliği, Sırbistan hükümeti üyelerinin, 1995 Srebrenitsa soykırımından sorumlu tutulan eski Bosnalı Sırp general Ratko Mladic'in cenaze törenine katılmasını şiddetle kınadı. AB yetkilileri, bu katılımı Sırbistan'ın geçmişte işlenen savaş suçlarıyla yüzleşme konusundaki başarısızlığı olarak değerlendirdi. Sırbistan Başbakanı Ana Brnabic ve bazı bakanların cenazede yer alması, hem bölgede hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Mladic, geçtiğimiz haftalarda cezaevinde hayatını kaybetmişti.
Savaş Suçlusu Mladic ve Cenaze Töreni
Ratko Mladic, 1992-1995 Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp ordusunun komutanıydı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), 2017'de Mladic'i Srebrenitsa soykırımı da dahil olmak üzere soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştı. 8.000'den fazla Boşnak erkeğin ve gencin öldürüldüğü Srebrenitsa katliamı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da işlenen en büyük toplu katliam olarak kabul ediliyor.
Mladic, 2023 yılında Lahey'deki cezaevinde hayatını kaybetti. Cenaze töreni Sırbistan'ın başkenti Belgrad yakınlarındaki bir köyde düzenlendi. Törene Sırbistan hükümetinden üst düzey katılım oldu. Sırbistan Başbakanı Ana Brnabic'in yanı sıra bazı bakanlar ve milletvekilleri cenazede hazır bulundu. Bu durum, AB'nin Sırbistan'ın AB üyelik sürecindeki beklentileriyle çeliştiği için eleştirildi.
AB Komisyonu sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Sırbistan liderliğinin, savaş suçlarından hüküm giymiş bir kişinin cenazesine katılması, ülkenin geçmişiyle yüzleşme ve bölgesel uzlaşma konusundaki taahhütleriyle bağdaşmamaktadır" ifadelerini kullandı. AB, Sırbistan'ın Avrupa değerlerine bağlı kalması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu olay, Balkanlar'da hâlâ taze olan savaş yaralarını yeniden açtı. Bosna-Hersek ve Hırvatistan, Sırbistan'ın bu tutumunu kınayan açıklamalar yaptı. Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı, "Sırbistan'ın soykırımı inkâr politikasına son vermesi gerektiğini" belirtti. Sırbistan ise, cenazeye katılımın "özel bir tercih" olduğunu savunarak, bunun siyasi bir mesaj olmadığını öne sürdü.
Uluslararası kamuoyunda, Sırbistan'ın AB üyelik müzakerelerinde bu tür eylemlerin engel teşkil edebileceği yorumları yapılıyor. AB, daha önce de Sırbistan'dan savaş suçlularının iadesi ve geçmişle yüzleşme konusunda adımlar atmasını istemişti. Bu son gelişme, Sırbistan'ın AB ile ilişkilerini yeniden gündeme getirdi.
Öte yandan, Rusya ve Çin gibi ülkelerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Batı basınında, Sırbistan'ın Rusya ile yakın ilişkileri ve AB'den uzaklaşma eğilimi göz önüne alındığında, bu olayın Sırbistan'ın Batı ile ilişkilerini daha da soğutabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Balkanlar'da istikrar ve uzlaşmayı destekleyen bir ülke olarak, Sırbistan'ın geçmişle yüzleşme sürecindeki tutumunu yakından takip etmektedir. Türkiye, Bosna-Hersek ile güçlü tarihi ve kültürel bağlara sahiptir ve Srebrenitsa soykırımını tanımaktadır. Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde yaşadığı bu tür sorunlar, Türkiye'nin Balkan politikasını doğrudan etkilemez; ancak bölgesel istikrar ve uzlaşma çabaları açısından önem taşır. Türkiye, taraflar arasında diyalog ve barışçıl çözüm çağrısını yineleyerek, Balkanlar'da kalıcı barışın ancak yüzleşme ve uzlaşmayla mümkün olacağını savunmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü pekiştirme fırsatı sunabilir.