BERLİN – Ukrayna savaşı nedeniyle gerilen Avrupa Birliği-Rusya ilişkilerinde yeni bir diyalog penceresinin yavaş yavaş açıldığı belirtiliyor. Almanya'dan üst düzey bir yetkili, 3 Haziran'da yaptığı açıklamada, Avrupa ile Rusya arasında Ukrayna konusunda görüşme zemini oluşmaya başladığını ancak bu formatın hem etkili hem de Avrupalılar tarafından meşru görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin oluşturduğu E3 grubunun, AB-Rusya diyaloğunda kilit bir rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Diyalog Zemininin Arka Planı
Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı geniş çaplı işgal, Moskova ile Batı arasındaki ilişkileri Soğuk Savaş sonrasının en düşük seviyesine indirdi. AB, Rusya'ya karşı bir dizi yaptırım uygularken, diplomatik temaslar büyük ölçüde kesintiye uğradı. Ancak son aylarda, özellikle Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin arabuluculuk çabalarıyla, Ukrayna tahıl anlaşması ve esir takasları gibi sınırlı alanlarda ilerleme kaydedildi. Alman yetkili, bu tür başarılı girişimlerin, daha kapsamlı bir diyalog için umut verici olduğunu ancak Avrupa'nın ortak bir pozisyon belirlemesi gerektiğini kaydetti.
Alman hükümet çevrelerine göre, E3 formatı (Almanya, Fransa, İngiltere) Ukrayna krizinde önemli bir rol oynadı. Üç ülke, savaşın başından itibaren Ukrayna'ya askeri ve mali destek sağlarken, diplomatik çözüm arayışlarında da aktif oldu. Alman yetkili, “E3, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde merkezi bir aktör. Rusya ile diyalogda da bu yapının kullanılması, hem hızlı hem de etkili sonuçlar alınmasını sağlayabilir” dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna savaşı, sadece Avrupa güvenliğini değil, aynı zamanda küresel gıda ve enerji piyasalarını da etkiliyor. Rusya'nın Karadeniz limanlarını ablukaya alması, gelişmekte olan ülkelerde gıda krizine yol açarken, doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar dünya ekonomisini zorluyor. Avrupa-Rusya diyaloğunun yeniden başlaması, bu küresel krizlerin hafifletilmesine katkı sağlayabilir. Ancak AB içinde, Rusya ile normalleşmeye temkinli yaklaşan ülkeler (özellikle Polonya ve Baltık ülkeleri) bulunuyor. Bu ülkeler, Moskova'nın Ukrayna'daki askerlerini çekmeden veya toprak bütünlüğünü tanımadan diyaloğun başlamasına karşı çıkıyor.
Öte yandan, ABD'nin Ukrayna'ya askeri desteği devam ederken, Avrupa'nın kendi inisiyatifiyle bir diyalog başlatması, Avrupa'nın stratejik özerkliği kavramını gündeme getiriyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uzun süredir Avrupa'nın kendi güvenlik yapılanmasını oluşturması gerektiğini savunuyor. E3 formatı, bu hedefe ulaşmada bir araç olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşının başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenerek hem Kiev hem de Moskova ile diyalog kanallarını açık tutmayı başardı. AB-Rusya diyaloğunun yeniden başlaması, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik çıkarları ve enerji merkezi olma hedefi açısından önemli. E3'in diyalogda merkezi rol üstlenmesi halinde, Türkiye bu sürecin dışında kalabilir, ancak Ankara'nın İstanbul Tahıl Anlaşması'nı canlandırma ve esir takaslarındaki başarısı, Türkiye'yi vazgeçilmez bir aktör haline getiriyor. Ayrıca, Türkiye-NATO ilişkileri ve Yunanistan ile olan gerilimler göz önüne alındığında, Türkiye'nin E3'e entegre olma veya alternatif bir format önerme stratejisi izlemesi beklenebilir. Bu gelişme, Ankara'nın diplomatik manevra alanını genişletebilir.