Avrupa Birliği ile Meksika arasında 2025 yılı başında yeniden canlandırılan serbest ticaret anlaşması, küresel ticaret dengelerinde önemli bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor. ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın (USMCA) ABD yönetimi tarafından askıya alınmasının ardından Meksika, ticari rotasını Atlantik ötesine çevirerek Brüksel ile ilişkilerini derinleştirmeye karar verdi. 2000 yılından bu yana yürürlükte olan küresel anlaşmanın modernize edilmiş versiyonu olarak sunulan bu yeni metin, özellikle tarım, otomotiv, hizmet ticareti ve dijital ekonomi alanlarında kapsamlı düzenlemeler içeriyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Müzakerelerin Seyri
AB ile Meksika arasındaki ticaret ilişkileri, 1997'de imzalanan ve 2000'de yürürlüğe giren Ekonomik Ortaklık, Siyasi Koordinasyon ve İşbirliği Anlaşması'na dayanıyordu. 2016'da başlayan modernizasyon müzakereleri, 2020'de prensipte anlaşmaya varılmış ancak AB iç onay süreçleri ve Meksika'nın iç siyasi dengeleri nedeniyle nihai imza ertelenmişti. 2024'te ABD'de başkanlık değişikliği sonrası Washington'ın korumacı ticaret politikalarını sertleştirmesi, Meksika'yı alternatif pazarlara yönelmeye itti. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı görüşmede anlaşmanın stratejik önemini vurgulayarak, "Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı bir dönemde, güvenilir ve kurallara dayalı ticaret ortaklıklarına ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Anlaşma, Meksika'nın AB'ye ihraç ettiği ürünlerin yüzde 99'unu gümrük vergisinden muaf tutarken, AB'nin Meksika'ya ihracatında da benzer bir oranda serbestleşme sağlıyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Yeni anlaşma, AB'nin Latin Amerika'daki ticaret varlığını güçlendirirken, Meksika'nın ABD'ye olan ticari bağımlılığını azaltma çabasının bir parçası olarak görülüyor. 2023 verilerine göre Meksika'nın toplam ihracatının yüzde 80'inden fazlası ABD'ye yapılırken, AB bu pastada yalnızca yüzde 6'lık bir paya sahip. Anlaşma, otomotiv sektöründe Avrupalı üreticilerin Meksika pazarında daha rekabetçi olmasını sağlayacak; ayrıca Meksika'nın elektrikli araç bataryası üretiminde AB standartlarını benimsemesi teşvik ediliyor. Dijital ticaret bölümü, kişisel veri koruma ve e-ticarette engellerin kaldırılması gibi konuları kapsarken, fikri mülkiyet hakları alanında da yeni düzenlemeler getiriliyor. Anlaşmanın Çin'in Latin Amerika'daki artan etkisine karşı AB için bir denge unsuru oluşturduğu yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-Meksika ticaret anlaşması, Türkiye için dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı kapsamlı ticaret anlaşmaları referans teşkil edebilir. Ayrıca Meksika, Türk otomotiv ve tekstil sektörü için potansiyel bir alternatif pazar olarak öne çıkarken, AB ile yapılan bu anlaşma, Meksika pazarına girişte Türk ürünlerini görece dezavantajlı konuma getirebilir. Türkiye'nin Latin Amerika'da Mercosur ülkeleriyle ticaret anlaşmalarını hızlandırma ihtiyacı da bu gelişmeyle birlikte daha belirgin hale geliyor. Küresel tedarik zincirlerinde çeşitlenme eğilimi, Türkiye'yi alternatif ortaklıklar aramaya yönlendirebilir.