Avrupa Birliği Adalet Divanı, teknoloji devi Meta Platforms Inc.'in, sosyal medya platformu Facebook bünyesindeki alışveriş hizmeti Marketplace'in 'eşik bekçisi' (gatekeeper) olarak sınıflandırılmasına itirazını kısmen kabul etti. Mahkeme, Marketplace'in Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında belirlenen eşik bekçisi statüsünün iptaline karar verirken, Messenger uygulaması için aynı kararı vermedi. Bu gelişme, AB'nin büyük teknoloji şirketlerine yönelik düzenleyici çerçevesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Dijital Piyasalar Yasası (DMA), AB tarafından büyük çevrimiçi platformların piyasa gücünü denetlemek ve daha adil bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla 2022 yılında yürürlüğe girmişti. Yasa kapsamında, belirli kriterleri karşılayan platformlar 'eşik bekçisi' olarak sınıflandırılıyor ve daha sıkı kurallara tabi tutuluyor. Meta, Facebook, Instagram, WhatsApp, Messenger ve Marketplace olmak üzere beş hizmetini eşik bekçisi olarak listelemişti. Şirket, özellikle Marketplace ve Messenger'in bu statüye uygun olmadığını savunarak AB Genel Mahkemesi'ne başvurmuştu. Genel Mahkeme, Eylül 2024'te verdiği kararda Marketplace'in eşik bekçisi statüsünü iptal ederken, Messenger için aynı kararı vermemişti. Meta, her iki karara da itiraz etmişti. Ancak Adalet Divanı, yalnızca Marketplace itirazını değerlendirerek Genel Mahkeme kararını onadı. Messenger başvurusu ise esastan reddedildi.
Adalet Divanı, kararında Marketplace'in, Facebook'un ana sosyal ağ hizmetinden ayrı bir pazar oluşturmadığı gerekçesiyle eşik bekçisi olarak sınıflandırılamayacağını belirtti. Mahkeme, bir hizmetin eşik bekçisi sayılabilmesi için kullanıcıların işletmelere erişiminde önemli bir geçit işlevi görmesi gerektiğini vurguladı. Marketplace'in bu kriteri karşılamadığı sonucuna varıldı. Öte yandan, Messenger için yapılan başvuru, uygulamanın Facebook ile entegre yapısı ve geniş kullanıcı tabanı nedeniyle reddedildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, yalnızca Meta için değil, aynı zamanda AB'nin dijital düzenleme politikaları açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Bir yandan, büyük teknoloji şirketlerinin DMA kapsamındaki yükümlülüklerinden kurtulmak için hukuki yollara başvurabilecekleri görülürken, diğer yandan AB mahkemelerinin düzenleyici kurumların kararlarını bağımsız bir şekilde denetlediği ortaya konuyor. Kararın, diğer teknoloji şirketlerine de benzer başvurular için cesaret vermesi bekleniyor. Örneğin, Apple ve Google gibi şirketler de kendi hizmetlerine yönelik eşik bekçisi etiketlerine itiraz etmektedir. AB Komisyonu, kararı dikkatle analiz edeceğini ve DMA'nın uygulanmasında tutarlılığı koruyacağını açıkladı. Küresel ölçekte ise, bu tür kararlar diğer ülkelerin büyük teknoloji şirketlerine yönelik düzenleyici yaklaşımlarını etkileyebilir. Özellikle ABD ve İngiltere gibi ülkeler, kendi dijital pazar düzenlemelerinde AB modelini referans almaktadır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dijital ekonomi politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşımaktadır. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve dijital ticaret alanındaki işbirliği çerçevesinde AB mevzuatına uyum sağlama çabası içindedir. DMA benzeri düzenlemeler, Türkiye'nin de büyük teknoloji platformlarına karşı rekabet politikalarını şekillendirirken referans alabileceği bir model sunmaktadır. Ayrıca, Türk kullanıcıların yoğun olarak kullandığı Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi Meta hizmetleri, bu kararlardan etkilenebilir. Marketplace'in eşik bekçisi statüsünden çıkarılması, Meta'nın Türkiye'deki reklam ve ticaret faaliyetlerini doğrudan etkilemese de, Türkiye'deki dijital pazar düzenlemeleri için bir emsal teşkil edebilir. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin, AB ile uyumlu bir dijital pazar yasası çıkarması durumunda, bu tür mahkeme kararları yol gösterici olacaktır.