Avrupa Komisyonu, İrlanda'yı karbon açısından zengin turbalıklarını (peatlands) korumada başarısız olduğu gerekçesiyle Avrupa Adalet Divanı'na (CJEU) sevk etti. Komisyon, İrlanda'nın turbalık ekosistemlerini koruma çabalarının hala 'yetersiz' olduğunu belirtti. Bu adım, 2019 yılında yapılan ilk uyarıların ardından geliyor ve İrlanda'nın AB çevre mevzuatına uyum sağlaması için son bir yasal fırsat olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Turbalıklar, atmosferdeki karbonu emerek iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynuyor. İrlanda, Avrupa'nın en büyük turbalık alanlarına sahip ülkelerinden biri; bu alanlar ülke yüzölçümünün yaklaşık %17'sini kaplıyor. Ancak on yıllardır süren turba çıkarma faaliyetleri ve arazi kullanımı değişiklikleri, bu ekosistemlerin bozulmasına yol açtı. AB, 1992'de kabul edilen Habitat Direktifi ve 2009'da yürürlüğe giren Su Çerçeve Direktifi gibi düzenlemelerle turbalıkların korunmasını zorunlu kılıyor.
Komisyon, İrlanda'yı ilk kez 2019'da resmen uyarmış, ardından 2021'de gerekçeli görüş göndermişti. İrlanda hükümeti, turbalık koruma planları hazırladığını açıklasa da Komisyon, bu planların sahadaki somut iyileştirmelere dönüşmediğini savunuyor. Özellikle yüksek bataklıklar (raised bogs) ve bozkır turbalıkları (blanket bogs) üzerindeki baskının devam ettiği belirtiliyor. İrlanda Çevre Bakanlığı, dava sürecine ilişkin yorum yapmaktan kaçınırken, ülkenin 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda turbalık restorasyonuna öncelik verdiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, AB çevre hukukunun uygulanmasında önemli bir test niteliği taşıyor. İrlanda, AB üyesi ülkeler arasında kişi başına en yüksek karbon salımına sahip ülkelerden biri ve enerji üretiminde turbaya bağımlılığı azaltma konusunda yavaş ilerliyor. Komisyonun bu adımı, diğer üye ülkeleri de benzer yükümlülüklerini yerine getirmeleri konusunda uyarıyor. Öte yandan, turbalıkların yok olması sadece karbon depolama kapasitesini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda biyolojik çeşitliliği de tehdit ediyor. İrlanda'daki turbalıklar, kuş türleri, böcekler ve nadir bitkiler için yaşam alanı sağlıyor.
Küresel ölçekte, turbalıklar dünya yüzeyinin sadece %3'ünü kaplamasına rağmen, toprak karbonunun yaklaşık üçte birini barındırıyor. Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde yaşanan benzer turbalık tahribatları, büyük yangınlara ve karbon salımına yol açıyor. İrlanda davası, uluslararası toplumun bu ekosistemleri koruma çabalarına AB düzeyinde bir yaptırım gücü kazandırıyor. Mahkemenin kararı, gelecekteki turbalık politikaları için emsal teşkil edebilir ve diğer ülkeleri benzer önlemler almaya teşvik edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde çevre politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin, özellikle sulak alanlar ve orman ekosistemlerini koruma konusunda AB standartlarına uyum sağlama yükümlülüğü bulunuyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında karbon yutak alanlarının korunması, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi için hayati önem taşıyor. AB'nin İrlanda'ya yönelik bu yaptırımı, Türkiye'deki benzer ekosistemlerin (örneğin Sultansazlığı, Göksu Deltası) korunması için de bir uyarı niteliğinde. Türkiye, yeşil mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi gibi AB politikalarına entegre olurken, bu tür davalar yakından takip edilmeli.