Avrupa Birliği'nin (AB) telekomünikasyon ağlarından Huawei gibi potansiyel risk taşıyan tedarikçileri çıkarma planının, maliyetin resmi tahminlerden dört kata kadar daha yüksek olabileceği bildirildi. Telekom endüstrisini temsil eden küresel kuruluş GSMA, Çarşamba günü yayımladığı raporda, AB'nin 5G ağlarında yüksek riskli tedarikçileri 2027 yılına kadar aşamalı olarak devre dışı bırakma hedefinin doğrudan maliyetinin 40 milyar euroyu bulabileceğine işaret etti. Bu rakam, AB Komisyonu'nun geçen yıl yaptığı 10 milyar euroluk tahminin oldukça üzerinde. Raporda, ek dolaylı maliyetler ve operasyonel aksaklıklar da dikkate alındığında toplam etkinin çok daha büyük olacağı vurgulandı.
Telekom ağlarının dönüşümü: Neden Huawei? Ne kadar sürecek?
AB, Çin merkezli Huawei ve ZTE gibi şirketleri casusluk riski ve kritik altyapıya müdahale potansiyeli nedeniyle yüksek riskli tedarikçiler listesine almıştı. Brüksel, üye ülkelerin bu tedarikçilerin 4G ve 5G ekipmanlarını kademeli olarak değiştirmesini öngören bir yol haritası belirlemişti. GSMA raporu, bu dönüşümün yalnızca ekipman değişimi değil, aynı zamanda entegrasyon, test, personel eğitimi ve olası gecikmelerden kaynaklanan kayıpları da içerdiğini belirtiyor.
GSMA, AB'nin uyguladığı yaptırımların etkisini değerlendirirken, telekom operatörlerinin mevcut sözleşmeleri ve Huawei ekipmanlarına bağımlılık düzeylerinin farklı olduğuna dikkat çekti. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde Huawei ekipmanlarının yoğun kullanımı, değişim maliyetini artırıyor. Raporda, 2025 yılına kadar sadece Avrupa'da 50 milyondan fazla kullanıcının Huawei teknolojisiyle hizmet almasının beklendiği, acil bir değişimin büyük aksaklıklara yol açacağı uyarısı yapıldı.
Bölgesel ve küresel boyut: Rekabetten kopuş, ticari gerilimler
AB'nin Huawei kararı, küresel telekom pazarında Çin ile Batı arasındaki teknolojik ayrışmayı derinleştiriyor. Washington'un uzun süredir müttefiklerine Huawei'den uzak durmaları yönünde baskı yapmasının ardından AB, bu politikanın Avrupa ayağını oluşturuyor. Ancak GSMA raporu, Avrupalı operatörlerin alternatif tedarikçi bulmakta zorlanacağını, Nokia ve Ericsson gibi Avrupalı firmaların kapasitesinin talebi karşılamaya yetmeyebileceğini ortaya koyuyor.
Raporda ayrıca, AB'nin eylem planının 5G ve gelecekteki 6G teknolojisinde Avrupa'nın rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Yatırım maliyetlerinin artması, operatörlerin ağ modernizasyonunu ertelemesine ve tarifeleri yükseltmesine neden olabilir. Bu durum, Avrupa'nın dijital dönüşüm hedefleriyle çelişiyor. Küresel çapta ise Çin, kendi teknoloji ekosistemini güçlendirirken, Batılı ülkelerin Huawei yasağı, Çin'in karşı yaptırımlarına zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Huawei yasağı, Türkiye için stratejik bir denge unsuru oluşturuyor. Türkiye, 5G altyapısında halen Huawei ile iş birliğini sürdürüyor; bu durum, NATO üyesi olmasına rağmen Batı ile teknoloji alanında tam uyum sağlamadığını gösteriyor. AB'nin bu kararı, Türkiye'nin hem Batı ile ilişkilerinde hem de Çin'le ticaretinde hassas bir pozisyonda kalmasına neden oluyor. Ekonomik açıdan, Huawei'nin men edilmesi durumunda Türk telekom operatörlerinin karşılaşacağı maliyet ve operasyonel güçlükler, hizmet kalitesini ve yatırım planlarını etkileyebilir. Ayrıca, AB'nin bu politikasının Türkiye'yi Çin'e daha da yakınlaştırabileceği veya alternatif tedarikçi arayışına itebileceği değerlendiriliyor.