Avrupa Parlamentosu (AP), Çinli teknoloji devi Huawei'ye yönelik rüşvet soruşturması kapsamında İtalyan Sosyalist milletvekili Andrea Cozzolino'nun dokunulmazlığını kaldırdı. Belçika makamları, Cozzolino'nun Huawei yetkilileriyle bağlantılı olarak yasa dışı menfaat sağladığı iddialarını araştırıyor. Karar, AP'nin 7 Şubat 2025 tarihli genel kurulunda oy birliğiyle alındı. Cozzolino, hakkındaki suçlamaları reddederken, soruşturma Brüksel merkezli olarak yürütülüyor.
Soruşturmanın arka planı
Belçika Federal Polisi'nin yürüttüğü soruşturma, Cozzolino'nun 2021-2023 yılları arasında Huawei'nin Avrupa lobi faaliyetlerine aracılık ettiği iddiasına dayanıyor. İddialara göre, milletvekili Çinli şirkete Avrupa Birliği (AB) kurumlarında ayrıcalıklı erişim sağlamak karşılığında yüklü miktarda nakit ve seyahat imkanı aldı. Cozzolino, AP'nin Dış İlişkiler Komitesi üyesi olarak Çin-AB ilişkilerinde etkili bir isim konumundaydı. Huawei ise konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapmadı ancak daha önceki benzer soruşturmalarda şirket etiğine vurgu yapmıştı.
Soruşturma, Belçika'nın yanı sıra İtalya'da da eş zamanlı olarak ilerliyor. Napoli savcılığı, Cozzolino'nun İtalya'daki mal varlıklarını inceliyor. AB'deki yolsuzlukla mücadele birimi OLAF da sürece dahil oldu. Cozzolino'nun avukatı, müvekkilinin suçlamaları kabul etmediğini ve yargı önünde masumiyetini kanıtlayacağını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, AB'nin Çinli teknoloji şirketlerine yönelik artan şüpheciliğinin bir yansıması olarak görülüyor. Huawei, daha önce ABD ve Birleşik Krallık'ta casusluk iddialarıyla gündeme gelmişti. AB, 5G altyapısında Huawei ekipmanlarının kullanımını kısıtlama kararı alırken, bu soruşturma Çin'in Avrupa'daki lobi faaliyetlerine dair yeni soru işaretleri yarattı. Analistler, Cozzolino'nun dokunulmazlığının kaldırılmasının AB içindeki Çin yanlısı lobinin zayıflamasına yol açabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Pekin yönetimi bu tür iddiaların siyasi motivasyonlu olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Çin ve AB ile ilişkileri açısından iki yönlü bir önem taşıyor. Birincisi, Türkiye de Çin'den 5G teknolojisi ithal eden ülkeler arasında; bu tür skandallar Ankara'nın teknoloji tedarikinde daha dikkatli olmasını gerektirebilir. İkincisi, AB'deki Çin karşıtı söylemlerin güçlenmesi, Türkiye'nin AB ile Çin arasında bir denge politikası izleme stratejisini zorlaştırabilir. Türkiye, hem AB ile Gümrük Birliği'ni güncelleme müzakereleri yürütüyor hem de Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştiriyor. Bu nedenle, Huawei skandalının yarattığı güven bunalımı, Ankara'nın dış politika tercihlerinde dikkate alması gereken bir faktör haline geliyor.