İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesi ile Avrupa Birliği (AB) arasında 22 Temmuz'da bir zirve düzenleneceğini açıkladı. Bu, iki taraf arasında Brexit sonrası ilişkileri yeniden başlatma çabaları kapsamında gerçekleşecek ikinci üst düzey toplantı olacak. Starmer, Salı günü yaptığı açıklamada, zirvede ticaret, güvenlik ve ekonomi alanlarında daha yakın iş birliği için somut adımlar atılmasını hedeflediklerini belirtti. Toplantının Londra'da mı yoksa Brüksel'de mi yapılacağı henüz netleşmezken, tarafların hazırlık çalışmalarına başladığı bildirildi.
Zirvenin Arka Planı ve Hedefleri
İngiltere ile AB arasındaki ilk zirve, geçtiğimiz yıl Şubat ayında gerçekleşmişti. O dönemde varılan mutabakat, iki taraf arasında düzenli diyalog mekanizması kurulmasını öngörüyordu. Starmer hükümeti, Brexit sonrası soğuyan ilişkileri düzeltme vaadiyle iktidara gelmişti. Başbakan, AB ile 'güven, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar' temelinde yeni bir dönem başlatmak istediklerini sık sık vurguluyor. Zirvede özellikle ticaret engellerinin azaltılması, güvenlik alanında bilgi paylaşımının artırılması ve enerji iş birliği gibi konuların masaya yatırılması bekleniyor.
Ancak iki taraf arasında hâlâ çözüme kavuşturulmamış önemli anlaşmazlıklar bulunuyor. Bunların başında, Kuzey İrlanda Protokolü'nün uygulanması ve balıkçılık hakları geliyor. AB yetkilileri, İngiltere'nin protokolün bazı hükümlerini askıya alan yasa tasarısından rahatsız olduklarını dile getirmişti. Starmer ise bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergileyeceklerini, ancak ulusal egemenlikten de ödün vermeyeceklerini söylüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere-AB zirvesi, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda Avrupa'nın jeopolitik dengeleri bakımından da kritik önem taşıyor. Ukrayna'daki savaş, enerji krizi ve artan Çin rekabeti, Avrupalı ülkeleri daha yakın iş birliğine zorluyor. Bu bağlamda, Brexit sonrası aralarına mesafe giren İngiltere ile AB'nin ortak bir duruş sergilemesi, Batı ittifakının gücünü artırabilir. Özellikle savunma alanında, İngiltere'nin NATO'nun en önemli Avrupalı üyelerinden biri olduğu düşünülürse, AB ile koordinasyon halinde olması kıta güvenliği açısından fayda sağlayacaktır.
Ekonomik cephede ise, iki taraf arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık 600 milyar sterlin seviyesinde. Brexit sonrası uygulanan gümrük kontrolleri ve düzenleyici farklılıklar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri olumsuz etkiledi. Zirvede ticaretin önündeki bürokratik engellerin kaldırılmasına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor. Ayrıca, AB'nin İngiltere'yi Horizon Europe araştırma programına yeniden dahil etmesi de gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İngiltere ile AB arasındaki bu yakınlaşmayı dikkatle izlemelidir. Zira her iki taraf da Türkiye'nin önemli ticaret ortakları arasında yer alıyor. İngiltere-AB ticaretinin kolaylaşması, dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir; ancak Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi kendi gündemindeki konular, bu zirvede ele alınmayacaktır. Bununla birlikte, zirvede alınacak güvenlik ve savunma iş birliği kararları, NATO'nun Doğu Kanadı'nın güçlendirilmesi gibi konulara yansıyabilir. Türkiye, hem AB hem de İngiltere ile ayrı ayrı yürüttüğü ilişkilerde dengeli bir politika izlemeli, bu yeni dönemin fırsatlarını değerlendirmelidir. Özellikle savunma sanayii ve enerji alanlarında üçlü iş birlikleri gündeme gelebilir.