Avrupa Birliği (AB), video oyunlarının oyun yapımcıları tarafından kullanımdan kaldırıldıktan sonra da oynanabilir kalmasını zorunlu kılan bir düzenleme yapmayacağını açıkladı. Bunun yerine, Brüksel yönetimi oyun sektöründen gönüllü bir davranış kodu geliştirmesini talep etti. Karar, AB vatandaşlarının dijital haklarını koruma çabaları kapsamında değerlendirilirken, tüketici örgütleri ve oyunseverler hayal kırıklığına uğradı. Avrupa Komisyonu, 2023 yılında başlattığı oyun politikası istişarelerinin ardından, doğrudan müdahale yerine sektörün kendi kendini düzenlemesinin daha etkili olacağı sonucuna vardı.
Gelişmenin arka planı
Video oyun endüstrisinde, bir oyunun sunucularının kapatılması veya dijital hak yönetimi (DRM) nedeniyle oyunun oynanamaz hale gelmesi yaygın bir sorun. Özellikle çevrimiçi bağlantı gerektiren oyunlar, şirket iflas ettiğinde veya lisans anlaşmaları sona erdiğinde kullanılamıyor. AB, 2023'te 2,5 milyar avro gelir elde eden oyun sektörünün bu sorununa karşı "Oyunu Koru" inisiyatifini başlatmıştı. Ancak Komisyon'un yayımladığı nihai raporda, zorunlu düzenlemenin inovasyonu engelleyebileceği ve KOBİ'ler için aşırı maliyet yaratacağı belirtildi.
Bunun yerine, sektör dernekleri, yayıncılar ve geliştiricilerden oluşan bir çalışma grubu, oyunların uzun vadede erişilebilir kalmasını sağlayacak gönüllü bir kod oluşturacak. Kod, oyunların kapatılmadan önce en az iki yıl önceden duyurulması, yedekleme seçenekleri ve açık kaynak kod paylaşımı gibi önlemleri içerebilir. AB, kodun 2025 sonuna kadar hazır olmasını bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu kararı, dijital mirasın korunması tartışmalarında emsal teşkil ediyor. Japonya ve Güney Kore'de kültür varlığı sayılan retro oyunların korunması amacıyla bazı yasal düzenlemeler yapılırken, ABD'de ise Federal Ticaret Komisyonu (FTC), 2014'te oyun sunucularını kapatarak tüketicileri mağdur eden Ubisoft'a karşı dava açmıştı. Uzmanlar, gönüllü kodun bağlayıcı olmaması nedeniyle şirketlerin taahhütlerine tam uyum sağlamayabileceği uyarısı yapıyor. Oyun arşivleme konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları, zorunlu yasa olmadan kültürel kayıpların engellenemeyeceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gelişen oyun geliştirme ekosistemiyle küresel pazarda önemli bir oyuncu haline geliyor. AB'nin gönüllü kod yaklaşımı, Türk oyun firmaları için bağlayıcı olmayan bir çerçeve sunarken, Türk tüketiciler de bu kod sayesinde daha bilinçli seçim yapabilecek. Ancak Türk oyun stüdyolarının AB pazarına girmesi durumunda, bu kodun uyguladığı standartları karşılaması gerekebilir. Dolayısıyla sektörün, Türkiye'de de dijital oyunların korunmasına yönelik ulusal bir politika geliştirmesi faydalı olacaktır. Aksi halde, AB pazarında rekabet avantajı kaybedilebilir.