Avrupa Birliği, bitkisel bazlı gıda ürünlerinin pazarlanmasında önemli bir düzenlemeye imza attı. Yeni karara göre, bitkisel ürünlerin “biftek”, “bonfile” veya “kıyma” gibi et ürünlerini çağrıştıran isimlerle satılması yasaklanırken, “burger” ve “sosis” gibi terimlerin kullanımına izin verilecek. Bu düzenleme, gıda etiketlemesi konusundaki tartışmaları alevlendirirken, AB’nin hayvansal ve bitkisel gıdalar arasındaki çizgiyi netleştirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Düzenlemenin Arka Planı
AB Komisyonu, söz konusu düzenlemeyi tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla hazırladı. Komisyon, bitkisel bazlı ürünlerin et benzeri isimlerle satılmasının, tüketicilerde ürünün hayvansal kökenli olduğu yanılsaması yarattığını belirtiyor. Ancak düzenleme, “burger” ve “sosis” gibi terimleri kapsam dışı bırakıyor. Bu iki terimin, artık geleneksel olarak bitkisel ürünler için de kullanıldığı ve tüketicilerin yanıltılma riskinin düşük olduğu gerekçesiyle serbest bırakılması dikkat çekiyor.
AB ülkelerinde bitkisel bazlı gıda pazarı son yıllarda hızla büyüyor. 2023 verilerine göre, Avrupa’da bitkisel et alternatifleri pazarı 2 milyar avroya ulaştı. Ancak hayvancılık sektörü temsilcileri, bu ürünlerin et isimleriyle satılmasının haksız rekabet yarattığını ve tüketicileri yanılttığını savunuyor. Öte yandan, çevre ve hayvan hakları örgütleri, bu düzenlemenin bitkisel beslenmeyi teşvik etme çabalarına zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
Düzenleme, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’ndan onay aldıktan sonra resmen yürürlüğe girecek. Ancak bazı uzmanlar, “burger” ve “sosis” gibi terimlerin serbest bırakılmasının, sektörde önemli bir boşluk yaratacağını ve uygulamanın takibinin zor olacağını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB’nin bu adımı, diğer ülkelerdeki benzer tartışmalar için de bir emsal teşkil edebilir. Örneğin, ABD’de bitkisel ürünlerin “süt” veya “yoğurt” gibi terimlerle satılmasına ilişkin uzun süredir devam eden hukuki mücadeleler bulunuyor. Fransa ise 2022’de bitkisel ürünler için “biftek” ve “jambon” gibi isimlerin kullanımını yasaklayan bir yasa çıkarmıştı, ancak bu yasa AB hukukuna aykırılık gerekçesiyle ihtilaflı hale gelmişti.
Küresel ölçekte, bitkisel bazlı gıdalara olan talep iklim değişikliği ve sağlık endişeleriyle artıyor. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, bitkisel protein pazarının 2030’a kadar 85 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyüme, hem gıda teknolojisi şirketleri hem de geleneksel et üreticileri için yeni fırsatlar ve zorluklar yaratıyor.
Uzmanlar, AB’nin bu düzenlemesinin, bitkisel ve hayvansal gıdalar arasındaki ayrımı netleştirirken, tüketici tercihlerini ve endüstriyel rekabeti de şekillendireceğini belirtiyor. Ancak, düzenlemenin içerdiği istisnalar, uygulama aşamasında tartışmalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB pazarına yönelik gıda ihracatında önemli bir oyuncu olmasa da, bitkisel bazlı gıda sektörü hızla gelişiyor. Yerel üreticiler, özellikle mercimek ve nohut bazlı alternatiflerle AB pazarına girmeyi hedefliyor. Bu düzenleme, Türk ihracatçılarının etiketleme stratejilerini belirlemesinde belirleyici olacak. Ayrıca, Türkiye’deki gıda etiketleme mevzuatının AB normlarına uyumu, ihracatın önünü açabilir. Küresel ölçekte ise, AB’nin bu adımı, diğer ülkelerin de benzer düzenlemeler yapmasına yol açabilir; bu da Türk gıda sektörünün rekabet gücünü etkileyebilir.