Kuzey İrlanda'da organ bağışı yasasının sembol ismi haline gelen 8 yaşındaki Dáithí MacGabhann, 8 yıl süren bekleyişin ardından kalp nakli oldu. Ailesi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Dáithí'nin “iyileşme sürecinin başında” olduğunu duyurdu. Belfast'ın batısında yaşayan Dáithí, doğuştan kalp rahatsızlığı (hipoplastik sol kalp sendromu) nedeniyle 2018 yılından bu yana acil kalp nakli listesinde bekliyordu. Ailesinin yürüttüğü kampanya, Kuzey İrlanda'da organ bağışında “varsayılan onam” sistemine geçilmesini sağlayan Dáithí Yasası'nın (Dáithí's Law) çıkmasına öncülük etti. Yasa, 1 Haziran 2023'te yürürlüğe girmişti.
Mucize bekleyiş sona erdi
Dáithí'nin ailesi, 30 Temmuz Salı günü yaptığı paylaşımda, “Dáithí'miz dün akşam yeni bir kalp aldı. Şu anda iyileşme sürecinin başında ve önünde uzun bir yol var. Lütfen bize zaman, alan ve mahremiyet tanıyın” ifadelerini kullandı. Aile, naklin gerçekleştiği hastaneyi veya operasyonun detaylarını paylaşmadı. Dáithí'nin babası Máirtín MacGabhann, daha önce yaptığı açıklamalarda oğlunun durumunun kritik olduğunu ve bir kalp bulunamazsa hayatını kaybedebileceğini söylemişti. Dáithí, yaşamını sürdürebilmek için Berlin Kalp adı verilen yapay bir kalp pompasına bağlıydı. Nakil haberinin ardından Kuzey İrlanda Birinci Bakanı Michelle O'Neill ve Milletvekili John Finucane gibi siyasetçiler tebrik mesajı yayımladı.
Dáithí'nin hikayesi, Kuzey İrlanda'da organ bağışı sisteminin değişmesinde kilit rol oynadı. Daha önce kişilerin organ bağışı için açıkça kayıt yaptırması gerekirken, Dáithí Yasası ile birlikte 18 yaş üstü herkes, itiraz etmediği sürece potansiyel bağışçı kabul ediliyor. Bu sistem, Galler, İngiltere ve İskoçya'da da benzer şekilde uygulanıyor. Dáithí, ailesinin çabaları sayesinde yasanın çıkmasında sembol isim oldu; Belfast'taki düzenli yürüyüşler ve sosyal medya kampanyalarıyla geniş bir destek topladı.
Organ bağışında yeni dönem
Kuzey İrlanda'da hayata geçen yeni sistem, organ bağışı oranlarını artırmayı hedefliyor. NHS Blood and Transplant verilerine göre, 2023-2024 döneminde Birleşik Krallık genelinde 1.600'den fazla organ nakli yapıldı, ancak bekleme listesinde hala 7.000'den fazla kişi bulunuyor. Dáithí'nin nakil haberi, organ bağışının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Aile, yasanın çıkmasının ardından “Dáithí'nin mirasının, başka hiçbir çocuğun bu kadar beklemek zorunda kalmaması olduğunu” söylemişti. Şimdi Dáithí'nin kendi nakli, bu mücadelenin kişisel boyutunu gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de organ bağışı oranları düşük seyretmekte ve her yıl binlerce hasta nakil beklerken hayatını kaybetmektedir. Dáithí'nin hikayesi, bir çocuğun mücadelesinin tüm bir ülkenin yasasını değiştirebileceğini göstermesi açısından ilham vericidir. Türkiye'de de benzeri bir “varsayılan onam” sistemine geçilmesi yönünde tartışmalar zaman zaman gündeme gelmektedir. Ancak bu modelin toplumsal kabulü ve etik boyutları dikkatle ele alınmalıdır. Dáithí Yasası'nın başarısı, kamuoyu bilinci ve sivil toplum kampanyalarının gücünü ortaya koyarken, Türkiye'de de organ bağışını artırmaya yönelik farkındalık çalışmalarına ışık tutabilir.