ABD merkezli bir araştırmaya göre, 55 yaş ve üzeri çalışanların yaklaşık yarısı işlerinde yapay zeka (YZ) araçlarını kullanmayı düşünmüyor. Kariyer koçları, bu durumun özellikle emeklilik yaklaşırken iş güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 2024 verilerine göre, 55 yaş üstü çalışanların yalnızca %22'si iş yerinde YZ kullandığını belirtirken, bu oran 30 yaş altı grupta %40'a çıkıyor. Uzmanlar, YZ okuryazarlığının yaş ayrımcılığını azaltabileceğini ve işte kalma süresini uzatabileceğini söylüyor.
Gelişmenin arka planı
Dijital dönüşüm dalgası, iş dünyasında YZ araçlarının yaygınlaşmasına yol açarken, yaşlı çalışanların bu teknolojiye karşı direnci dikkat çekiyor. Bir kariyer koçu, YouTube ve TikTok gibi sosyal medya platformlarının YZ öğrenimi için erişilebilir kaynaklar sunduğunu belirtiyor. Örneğin, OpenAI'nin ChatGPT'si veya Google'ın Bard'ı gibi araçlar, metin yazarlığı, veri analizi ve müşteri hizmetleri gibi görevlerde verimliliği artırabiliyor. Ancak yaşlı çalışanların bir kısmı, “Bu benim işime yaramaz” ya da “Öğrenmesi çok karmaşık” gibi gerekçelerle bu teknolojiyi kullanmayı reddediyor. Oysa ki, YZ yetkinliği, işe alım süreçlerinde giderek daha fazla aranan bir beceri haline geliyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, 2030 yılına kadar tüm sektörlerde YZ ile ilgili pozisyonların %25 artacağını öngörüyor.
Yaşlı çalışanlar arasında YZ kullanımının düşük olmasının bir diğer nedeni ise teknoloji okuryazarlığındaki eşitsizlik. Kıdemli çalışanların bir kısmı, temel bilgisayar becerilerinde bile zorlanırken, YZ gibi ileri teknolojilere uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Ayrıca, işverenlerin yaşlı çalışanlara yönelik YZ eğitimi sağlamaması da sorunu derinleştiriyor. Deloitte'un 2023 raporuna göre, şirketlerin yalnızca %32'si 50 yaş üstü çalışanlarına dijital beceri eğitimi veriyor. Bu durum, yaş ayrımcılığını körüklerken, deneyim ve tecrübe birikiminin kaybına da yol açıyor. Uzmanlar, “YZ'yi bir tehdit olarak değil, bir asistan olarak görmek önemli” diyerek, bu araçların iş yükünü hafifletebileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu eğilim sadece ABD'ye özgü değil; Avrupa ve Asya'da da benzer bir tablo görülüyor. Almanya'da yapılan bir araştırma, 55 yaş üstü çalışanların %45'inin iş hayatında YZ kullanmadığını ortaya koyuyor. Japonya'da ise yaşlanan nüfus ve teknolojik dönüşüm arasındaki uçurum, iş gücü piyasasında derin bir yapısal sorun olarak öne çıkıyor. Küresel çapta, işletmelerin YZ tabanlı otomasyona geçiş hızı, yaşlı çalışanların işsiz kalma riskini artırıyor. McKinsey Global Institute, mevcut işlerin %30'a varan kısmının 2030 yılına kadar otomasyonla dönüşeceğini tahmin ediyor. Bu dönüşümde geri kalan çalışanlar, iş gücü piyasasında dezavantajlı duruma düşebilir. Özellikle imalat, lojistik ve ofis hizmetleri gibi sektörlerde YZ adaptasyonu kritik önem taşıyor. Öte yandan, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi alanlarda YZ, yaşlı çalışanların deneyimini tamamlayıcı bir rol oynayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir eğilim bulunmakla birlikte, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 55 yaş üstü istihdam oranı %12 seviyelerinde. Dijital dönüşüm sürecinde yaşlı çalışanların YZ okuryazarlığı, verimlilik artışı ve iş gücüne katılım açısından kritik. Türkiye'nin genç nüfus yapısına rağmen, yaşlanan nüfus oranı artıyor; 2025 itibarıyla 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının %10'u geçmesi bekleniyor. Bu nedenle, 55 yaş üstü çalışanların iş gücünde kalması, ekonomik büyüme ve sosyal güvenlik sistemi için önemli. Ayrıca, Türkiye'nin YZ stratejileri kapsamında, yaşlı çalışanlara yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, işsizlikle mücadelede etkili bir adım olabilir. Küresel rekabette geri kalmamak için iş dünyasının kapsayıcı politikalar benimsemesi gerekiyor.