96 yıllık geçmişe sahip İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'nın (Commonwealth Games) 2026 yılında İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenecek edisyonu, birçok spor otoritesinin organizasyonun geleceğine dair soru işaretlerini gündeme getirmişti. Perşembe günü başlayacak oyunlar, aslında orijinal ev sahibi Avustralya'nın Victoria eyaletinin maliyet gerekçesiyle 2023'te çekilmesi sonrası adeta bir kurtarma operasyonuyla Glasgow'a verildi. Bu durum, hem organizasyonun sürdürülebilirliğine hem de emperyal geçmişin mirası olarak anılan bu etkinliğin günümüz dünyasındaki anlamına dair tartışmaları alevlendirdi.
Bir İmparatorluk Mirasının Dönüşümü
İlk kez 1930'da 'Britanya İmparatorluğu Oyunları' adıyla Kanada'nın Hamilton kentinde düzenlenen organizasyon, zamanla İngiliz Milletler Topluluğu'nun sembolik etkinliklerinden biri haline geldi. Soğuk Savaş sonrası dönemde spor fuarı kimliğiyle öne çıkan oyunlar, 2022 Birmingham'daki başarılı organizasyonun ardından 2026 için Victoria'ya verilmişti. Ancak maliyetlerin 7 milyar Avustralya dolarını aşacağı tahmin edilince eyalet hükümeti anlaşmadan tek taraflı çekildi. Bunun üzerine İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları Federasyonu (CGF), 2014'te daha önce ev sahipliği yapmış Glasgow'u devreye soktu. Glasgow Belediyesi, mevcut tesisleri kullanarak bütçeyi 150 milyon sterlinle sınırlamayı başardı; ancak bu, oyunların ölçeğinde önemli bir küçülme anlamına geliyor.
Atletizm ve yüzme gibi ana branşlarda sadece 10 ülkenin yarışacağı müsabakalar, eski ihtişamından uzak bir profil çiziyor. Bu durum, oyunların geleneksel formatının sorgulanmasına neden oldu. CGF, 2026 sonrası için 'daha sürdürülebilir, esnek ve kapsayıcı' bir model üzerinde çalışıyor. Yeni modelde, oyunların belirli bir şehirde toplanmak yerine farklı ülkelerde dağıtık olarak yapılabileceği, sadece birkaç spor dalına odaklanılabileceği konuşuluyor. Hatta e-spor gibi yeni disiplinlerin eklenmesi bile gündemde.
Küresel Spor Ekonomisinde Yer Arayışı
Olimpiyat Oyunları'nın gölgesinde kalan Commonwealth Games, özellikle Asya ve Afrika kökenli üye ülkeler için önemli bir vitrin olma özelliğini koruyor. Hindistan, Kenya, Nijerya gibi ülkelerin atletizm ve boks gibi branşlarda dünya çapında yıldızlar çıkarmasına olanak tanıyan organizasyon, son yıllarda ev sahibi bulmakta zorlanıyor. Bunun temel nedeni, mega spor etkinliklerinin artan maliyetleri ve sınırlı ekonomik getirisi. Örneğin, 2022 Birmingham Oyunları'nın toplam maliyeti 778 milyon sterlin olarak açıklanmıştı. Glasgow 2026'nın daha düşük bütçesi, organizasyonun ayakta kalması için yeni bir finansman modeli oluşturmanın ilk adımı olarak görülüyor.
Öte yandan, İngiliz Milletler Topluluğu'nun emperyal geçmişine yönelik eleştiriler de devam ediyor. Özellikle Karayipler ve Afrika'daki bazı ülkeler, oyunları 'sömürgeci mirasın bir parçası' olarak nitelendiriyor. CGF, bu eleştirilere yanıt olarak çeşitlilik ve kapsayıcılık vurgusu yapıyor. Ancak 2026 sonrası yapılacak reformlar, bu kurumsal kimlik krizini aşmak için yeterli olmayabilir. Spor yönetişim uzmanları, Commonwealth Games'in ya küresel spor haritasındaki yerini yeniden tanımlayacağını ya da tarih sahnesinden silineceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olmamakla birlikte, bu oyunların geleceği küresel spor ekonomisi ve yumuşak güç dengeleri açısından önem taşıyor. Commonwealth Games'in dönüşümü, mega spor etkinliklerinin maliyet etkin modellere evrildiğini gösteriyor. Türkiye’nin 2027 Avrupa Oyunları ve olası Olimpiyat adaylıkları düşünüldüğünde, Glasgow modelindeki 'mevcut tesisleri kullanma' ve 'ölçeği küçültme' stratejisi, Ankara’nın spor diplomasisi politikaları için de örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İngiltere ve İskoçya ile olan ticari ve kültürel bağları çerçevesinde, bu tür organizasyonlarda gözlemci statüsüyle yer alması, uluslararası tanınırlığını artırabilir.