Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinde net bir zaman çizelgesi izleyeceğini ve 27 üyeli blokla ilişkilerinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getireceğini taahhüt etti. 4 Haziran’da yaptığı açıklamada Zelenskiy, Kiev yönetiminin AB üyelik sürecini şeffaf ve planlı bir şekilde yürüteceğini vurguladı. Bu açıklama, Ukrayna’nın savaş ortamında AB’ye yakınlaşma çabalarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.
Müzakere sürecinin arka planı
Ukrayna, 2022 yılının şubat ayında Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgalin hemen ardından AB’ye adaylık başvurusunda bulunmuş ve haziran 2022’de aday ülke statüsü kazanmıştı. AB, Ukrayna’nın üyelik müzakerelerine başlaması için belirli reformların tamamlanmasını şart koşuyor. Bu reformlar arasında yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, oligarkların etkisinin azaltılması ve medya özgürlüğü gibi alanlar bulunuyor. Zelenskiy, bu reformları hızlandırmak için parlamentoya bir dizi yasa tasarısı gönderdi. Öte yandan, AB üyesi bazı ülkeler, Ukrayna’nın savaş koşullarında bu reformları ne ölçüde hayata geçirebileceği konusunda temkinli. Macaristan gibi ülkeler ise Ukrayna’nın azınlık hakları konusunda daha fazla adım atması gerektiğini savunuyor. Zelenskiy’nin açıklaması, bu endişelere rağmen sürecin rayında ilerlediği mesajını veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna’nın AB üyelik süreci, yalnızca iki taraf arasındaki teknik müzakereleri değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenlik mimarisini de yakından ilgilendiriyor. Rusya, Ukrayna’nın AB ve NATO’ya yakınlaşmasını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. Moskova yönetimi, Ukrayna’nın AB üyeliğinin Rusya’nın etki alanını daraltacağını ve Avrupa’da yeni bir jeopolitik ayrışma yaratacağını düşünüyor. AB ise Ukrayna’yı birliğe entegre ederek hem Doğu Avrupa’da istikrarı sağlamayı hem de Rusya’nın yayılmacı politikalarına karşı bir kalkan oluşturmayı hedefliyor. Ukrayna’nın AB üyeliği, Batı Balkan ülkeleri ve Moldova gibi diğer adaylar için de emsal teşkil edecek. Zelenskiy’nin net takvim vurgusu, sürecin siyasi engellerle tıkanmasını önleme çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna’nın AB üyelik müzakerelerinde net bir takvim ortaya koyması, Türkiye’nin de uzun süredir devam eden AB üyelik süreci açısından dolaylı bir referans niteliği taşıyor. Türkiye, 1999’da aday ülke statüsü almış, 2005’te müzakerelere başlamış ancak Kıbrıs sorunu, demokrasi standartları ve bazı üye ülkelerin siyasi engellemeleri nedeniyle süreç fiilen durma noktasına gelmişti. Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen hızlı ilerleme kaydetmesi, Türkiye’de AB’nin çifte standart uyguladığı yönündeki algıyı güçlendirebilir. Öte yandan, Ukrayna’nın AB üyeliği, Karadeniz bölgesindeki güç dengelerini değiştirecek; Türkiye’nin bölgesel politikalarını ve Rusya ile olan ilişkilerini etkileyebilir. Ankara, Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemekle birlikte, sürecin Rusya’yı tamamen dışlayıcı bir çerçevede ilerlememesine dikkat ediyor.