Ukrayna ve Avrupalı müttefikleri, ABD'de Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde Kiev'in Washington'daki en güçlü seslerinden biri olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın etkisini kaybetmesinden endişe duyuyor. Graham'ın Trump üzerindeki kişisel nüfuzu, Ukrayna'ya askeri ve mali yardımın sürmesi için kritik bir köprü işlevi görüyor. Ancak Senato'da görev süresi dolan ve 2026'da yeniden seçilmeyi hedeflemeyen Graham'ın yerini kimin dolduracağı belirsiz. Bazı analistler, Ukrayna yanlısı diğer Cumhuriyetçilerin (Senatör Rob Portman gibi) emekli olmasıyla Kiev'in Kongre'deki destek tabanının daraldığına dikkat çekiyor.
Graham'ın rolü ve Trump'la ilişkisi
Lindsey Graham, Ukrayna'ya yardımın kesilmesi yönündeki baskılara rağmen Trump yönetimi döneminde Kiev'e destek veren nadir Cumhuriyetçilerden biriydi. 2020'de Trump'ın Ukrayna'ya yardımı dondurma kararına karşı çıkan Graham, sonrasında Trump'la arasını düzelterek Ukrayna için lobi faaliyetlerine devam etti. Ancak Graham'ın 2026'da emekli olacağını açıklaması, Ukrayna'nın Washington'daki en etkili müttefiklerinden birini kaybedeceği anlamına geliyor. Ukraynalı yetkililer ve Avrupalı diplomatlar, Graham'ın Trump üzerindeki etkisinin yerine geçebilecek bir isim olup olmadığını sorguluyor.
Bazı gözlemciler, Graham'ın yerine Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde görev yapan Cumhuriyetçi Senatör Jim Risch'in veya Ukrayna'ya sempati duyan diğer isimlerin (örneğin, Senatör John Barrasso) devreye girebileceğini belirtiyor. Ancak bu isimlerin Trump'la kişisel bağları Graham'ınki kadar güçlü değil. Ukrayna'nın Washington Büyükelçiliği, bu belirsizliğe rağmen Kongre'deki iki partili desteğin süreceği mesajını veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'nın artan rolü
Ukrayna'daki savaşın devam ettiği bir dönemde, ABD'nin askeri ve mali yardımının aksaması Kiev için ciddi bir darbe olabilir. Avrupalı müttefikler, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin azalması durumunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını ifade ediyor. Ancak Avrupa'nın askeri kapasitesi ve siyasi birliği, ABD'nin sağladığı lojistik ve istihbarat desteğinin yerini tam olarak dolduramıyor. Bu nedenle Graham'ın ya da benzer bir figürün Trump yönetiminde Ukrayna'nın sesi olması, sadece Kiev için değil, Avrupa güvenlik mimarisi için de hayati önem taşıyor. Avrupalı diplomatlar, alternatif kanallar olarak eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton veya eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson gibi isimlerin Trump üzerinde etkili olabileceğini ancak bu kişilerin Graham kadar Ukrayna yanlısı olmadığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın ABD'deki nüfuzunun zayıflaması, Karadeniz'deki güç dengesini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya insansız hava araçları satışı ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak Rus donanmasının geçişini engelleme gibi adımlarla Kiev'i desteklemişti. ABD yardımının azalması, Ukrayna'nın savunma kapasitesini zayıflatabilir ve bu da Türkiye'nin güvenlik çıkarlarına ters düşer. Öte yandan, Ankara'nın hem Kiev hem de Moskova'yla dengeli ilişkiler yürütme stratejisi, ABD'deki olası bir politika değişikliğinden etkilenebilir. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekle birlikte, ABD'nin azalan desteği karşısında daha fazla inisiyatif almak zorunda kalabilir.