Amnesty International tarafından yayımlanan yeni bir raporda, Yunanistan'da barışçıl toplanma hakkının 'açıkça ihlal edildiği' belirtildi. İnsan hakları örgütü, Yunan hükümetini göstericilere ve gazetecilere yönelik 'yasadışı güç kullanımı' ile ilgili 'rahatsız edici bir modeli' sonlandırmaya ve protesto yasalarını reforme etmeye çağırdı. Raporda, 2020 ile 2023 yılları arasında kaydedilen çok sayıda vaka incelenerek, polisin orantısız güç kullandığı, keyfi gözaltılar yaptığı ve yargı süreçlerinde usulsüzlükler olduğu iddia edildi.
Gelişmenin arka planı
Amnesty International'ın raporu, Yunanistan'da özellikle 2021'deki üniversite reformu protestoları ve 2022'deki göçmen karşıtı gösteriler sırasında yaşanan olaylara odaklanıyor. Örgüt, Atina ve Selanik başta olmak üzere birçok kentte düzenlenen barışçıl eylemlerde polisin biber gazı, plastik mermi ve cop kullanarak müdahale ettiğini, bu müdahaleler sonucu çok sayıda kişinin yaralandığını aktardı. Ayrıca, olayları takip eden gazetecilerin de gözaltına alındığı ve ekipmanlarına el konulduğu belirtildi. Amnesty, Yunanistan'ın 2021'de kabul ettiği yeni protesto yasasının (Yasa 4808/2021), izinsiz gösterilere katılanlara ağır hapis cezaları getirdiğini ve bu yasanın barışçıl toplanma hakkını ciddi şekilde kısıtladığını savunuyor. Raporda, ayrıca yargının bağımsızlığına yönelik endişelere de yer verilerek, protestoculara karşı açılan davalarda adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yunanistan'daki bu durum, Avrupa Birliği'nin temel değerleri olan ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkı açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. AB Komisyonu, daha önce de Yunanistan'ı hukukun üstünlüğü konusunda uyarmıştı. Bu rapor, Yunanistan'ın müttefikleri nezdinde itibarını zedeleyebilir ve ülkenin AB fonlarına erişiminde ek koşullar getirilmesine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde sıkça gündeme gelen insan hakları konusu, bu raporla birlikte Avrupa kamuoyunda yeniden tartışmaya açılabilir. Bölgesel olarak, Doğu Akdeniz'de artan gerilimler göz önüne alındığında, Yunanistan'ın iç politikasındaki bu tür gelişmeler, ülkenin dış politikadaki duruşunu da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amnesty International'ın Yunanistan'a yönelik bu eleştirileri, Türkiye'nin de benzer insan hakları ihlalleriyle gündeme geldiği bir döneme denk geliyor. Rapor, Türkiye için Yunanistan'ın insan hakları karnesini sorgulama fırsatı sunarken, Ankara'nın kendi mevzuatını reforme etme baskısını artırabilir. Öte yandan, Türk-Yunan ilişkilerinde insan hakları ve ifade özgürlüğü konuları sıkça karşılıklı suçlamalara yol açıyor. Bu rapor, Türkiye'nin Yunanistan'ı eleştirmesine zemin hazırlasa da, aynı standartların Türkiye için de geçerli olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli. Bölgesel istikrar açısından, her iki ülkenin de AB normlarına uyum sağlaması, uzun vadede işbirliğini kolaylaştırabilir.