GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

Bu Yüksek Mahkeme Hiçbir Şeyi Irkçı Olarak mı Görüyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Bu Yüksek Mahkeme Hiçbir Şeyi Irkçı Olarak mı Görüyor
Çeviri Kaynağı
Theatlantic — Bu haber, Theatlantic'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD Yüksek Mahkemesi, son dönemde aldığı kararlarla adeta hiçbir şeyi ırkçı olarak tanımlamak istemiyor. Yargıçlar, mevcut kanıtları görmezden gelmekten öte, ırkçı uygulamaları meşrulaştırmaya varan bir tutum sergiliyor. Bu durum, başta eğitim ve istihdam alanında olmak üzere, ABD’deki yapısal ırkçılığın hukuken de görmezden gelinmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, mahkemenin tutumunun toplumsal eşitsizlikleri derinleştireceğini belirtiyor.

Arka Plan: Yüksek Mahkeme’nin Tutumu

ABD Yüksek Mahkemesi, geçtiğimiz yaz aldığı bir dizi kararla, üniversite kabullerinde ırk temelli pozitif ayrımcılığın sona erdirilmesi gibi önemli adımlar attı. Mahkeme Çoğunluğu, okulların öğrenci çeşitliliğini sağlamak için ırkı bir faktör olarak kullanmasını anayasaya aykırı buldu. Bu karar, 1978’den beri süregelen bir uygulamaya son verdi. Ancak eleştirmenlere göre mahkeme, bu kararla birlikte ABD tarihindeki sistematik ırkçılığı da görmezden gelmiş oldu. Mahkemenin muhafazakar kanadı, ‘renk körü’ bir anayasa yorumu benimseyerek, ırkın artık bir kriter olarak kullanılmaması gerektiğini savunuyor. Oysa bu yaklaşım, fiilen var olan ırk temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmıyor, aksine pekiştiriyor.

Mahkeme, ayrıca oy hakkı davalarında da benzer bir tutum sergiledi. 2021’de Arizona’daki seçim yasalarını inceleyen mahkeme, azınlık seçmenlerin oy kullanmasını zorlaştıran düzenlemeleri onadı. Yargıçlar, bu tür yasaların ırkçı bir amaçla çıkarıldığına dair kanıtların yetersiz olduğuna hükmetti. Oysa sivil toplum örgütleri, bu yasaların orantısız şekilde siyahi ve Latin kökenli seçmenleri etkilediğini belgeledi. Mahkemenin bu kararları, tarihsel olarak ırkçı uygulamaların hedefi olan grupların siyasi temsiliyetini daha da zayıflatma riski taşıyor.

Küresel Boyut: Irkçılıkla Mücadelede Geri Adım

ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu tutumu, küresel çapta ırkçılıkla mücadele çabalarına da olumsuz yansıyor. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, yapısal ırkçılığa karşı kapsamlı önlemler alınmasını tavsiye ederken; ABD gibi örnek alınan bir ülkenin yüksek mahkemesinin bu tür kararları, diğer ülkelerde de benzer bir söylemin güçlenmesine neden olabilir. Özellikle Avrupa’da yükselen aşırı sağ partiler, ABD’deki bu yargısal eğilimi kullanarak kendi ülkelerinde eşitlik politikalarına karşı çıkabilir. Ayrıca, mahkemenin kararları, uluslararası şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık programlarını da etkileyebilir; zira ABD merkezli birçok şirket, yasal riskler nedeniyle bu tür uygulamaları azaltma yoluna gidebilir.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu yöndeki kararları, ülkenin kendi tarihsel hesaplaşmasını da sekteye uğratıyor. 2020’de George Floyd cinayetinin ardından tüm dünyada yankılanan Black Lives Matter protestoları, ırkçılığa karşı toplumsal bir bilinçlenmeye yol açmıştı. Ancak mahkeme, bu toplumsal taleplere kulak tıkayarak, hukuk sistemi üzerinden bir tür ‘renk körü’ toplum inşa etmeye çalışıyor. Oysa eleştirmenler, gerçek anlamda bir eşitliğe ulaşmak için ırk temelli farklılıkların dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Mahkemenin tutumu, bu tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Her ne kadar ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararları doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmiyor olsa da, bu gelişmeler küresel demokrasi ve insan hakları normları açısından önem taşıyor. ABD’nin aldığı bu yargısal pozisyon, uluslararası alanda eşitlik politikalarının zayıflamasına neden olabilir. Türkiye gibi çok kültürlü yapıya sahip ülkelerde, azınlık hakları ve ayrımcılıkla mücadele konusunda benzer tartışmalar yaşanıyor. ABD’deki bu eğilim, Türkiye’deki yargı süreçlerine doğrudan yansımasa da, küresel ölçekte insan hakları standartlarının gerilemesine katkıda bulunma riski taşıyor. Ayrıca, Türk dış politikası açısından, ABD’nin bu tutumu, ikili ilişkilerde insan hakları gündeminin daha az öncelikli hale gelmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerinde stratejik hesapları etkileyebilir.

Etiketler:
ABDYüksek Mahkemeırkçılıkpozitif ayrımcılıkinsan hakları

İlgili Haberler

CNN muhabiri Trump'ı yalanladı: Demokratik sosyalizm komünizm değil
ABD

CNN muhabiri Trump'ı yalanladı: Demokratik sosyalizm komünizm değil

1 dk önce

Trump, Beyaz Saray yürüyüş yolunu vergi parasıyla onardırdı: 700 bin dolar
ABD

Trump, Beyaz Saray yürüyüş yolunu vergi parasıyla onardırdı: 700 bin dolar

5 dk önce

Amerikalılar Daha Sağlıklı: Siyasetin Kriz Dili Yanıltıyor
ABD

Amerikalılar Daha Sağlıklı: Siyasetin Kriz Dili Yanıltıyor

5 dk önce

Trump'tan 250. yıla özel 'Patriot Passport': Kendi portresiyle sınırlı sayıda pasaport
ABD

Trump'tan 250. yıla özel 'Patriot Passport': Kendi portresiyle sınırlı sayıda pasaport

6 dk önce