Yeni Zelanda'da sel riski taşıyan bölgelerdeki evler, ülke genelindeki durgun konut piyasasına rağmen değer kazanmaya devam ediyor. Ocak 2020'den bu yana yüksek sel riski altındaki mülklerin değeri yüzde 26,1 artarken, sel riski olmayan evlerde bu oran yüzde 19,8'de kaldı. Alıcılar düşük fiyatların cazibesine kapılırken, iklim değişikliğinin getirdiği tehlikeleri göz ardı ediyor. Özellikle Hawke's Bay ve Auckland gibi bölgelerdeki evler, sel baskınlarına rağmen rağbet görüyor.
Artan Talep ve Düşen Fiyatlar
Yeni Zelanda Emlak Enstitüsü verilerine göre, sel riski en yüksek olan evlerin ortalama fiyatı 703.000 Yeni Zelanda doları seviyesinde bulunurken, bu rakam risksiz evlerde 825.000 dolar civarında. Aradaki fark yüzde 15'e ulaşıyor. Uzmanlar, bu eğilimin iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarını zorlaştırdığını belirtiyor. Alıcılar, sel baskınlarına karşı daha az hassas olan bölgelerdeki evlere yönelmek yerine, düşük fiyatlı ancak riskli mülkleri tercih ediyor.
Küresel Bir Sorunun Yerel Yansımaları
Bu durum yalnızca Yeni Zelanda'ya özgü değil. Dünya genelinde iklim değişikliğiyle birlikte sel riski artarken, birçok ülkede benzer bir eğilim gözlemleniyor. Örneğin, ABD'de Florida ve Teksas gibi eyaletlerde sel ve kasırga riski taşıyan bölgelerde konut fiyatları düşerken, alıcılar daha uygun fiyatlar nedeniyle bu bölgelere yöneliyor. Ancak uzmanlar, uzun vadede bu bölgelerde sigorta primlerinin artacağını ve iklim felaketlerinin maliyetlerinin yükseleceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sel riski taşıyan bölgeler benzer bir durumla karşı karşıya. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında artan sel olayları, konut fiyatlarını etkiliyor. Düşük gelirli alıcılar, uygun fiyatlı konutlar için riskli bölgelere yönelirken, bu durum afet yönetimi ve sigorta sistemleri üzerinde baskı oluşturuyor. Yeni Zelanda örneği, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını şekillendirirken, konut piyasasını da göz önünde bulundurması gerektiğini gösteriyor. Uzun vadeli planlama yapılmadığı takdirde, iklim risklerinin ekonomik ve sosyal maliyetleri artabilir.