Birleşik Krallık'ta başbakanlık koltuğuna oturan Keir Starmer, Brexit sonrası ülkesinin dünyadaki yerine dair stratejik bir konsept geliştirmeden iktidara geldi. The Guardian'ın editör yazısı, Starmer'ın halefi olması beklenen Andy Burnham'ın bu hatayı tekrarlamaması gerektiğini vurguluyor. Starmer'ın Avrupa Birliği ile ilişkilerden savunma harcamalarına, iklim değişikliğinden küresel ticarete kadar pek çok kritik konuda net bir yol haritası sunamadığı belirtiliyor. Yazı, dış politikanın artık bir "son düşünce" (afterthought) olarak ele alınamayacağını, başbakanın gündeminin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Starmer Döneminde Dış Politika Boşluğu
Keir Starmer, İşçi Partisi lideri olarak 2020'den bu yana muhalefetteydi. Ancak The Guardian'a göre, bu süre zarfında Birleşik Krallık'ın Brexit sonrası dış politika rotasını netleştiremedi. Ülke, ABD ve Avrupa arasında sıkışmış bir konumda kalırken, Çin ve Rusya ile ilişkilerde tutarsız adımlar attı. Starmer'ın en büyük zorluğunun, hem AB'den uzaklaşan hem de küresel bir rol arayan bir ülkeyi yönetmek olduğu ifade ediliyor. Savunma bütçesinin NATO hedefi olan GSYH'nin %2'sine çıkarılması vaadi yerine getirilemedi ve iklim taahhütleri belirsiz kaldı. Yazı, bu boşluğun Birleşik Krallık'ı uluslararası arenada zayıflattığını ve gelecekteki başbakanın bu mirası düzeltmesi gerektiğini belirtiyor.
Küresel Dengeler ve Birleşik Krallık'ın Rolü
Yazı, küresel jeopolitik rekabetin hızla arttığı bir dönemde, Birleşik Krallık'ın pozisyonunun kritik olduğuna dikkat çekiyor. ABD'nin daha içe kapanık bir dış politika izlemesi, Çin'in yükselişi ve Rusya'nın Ukrayna işgali, Birleşik Krallık'ın net bir stratejiye ihtiyacını artırıyor. Andy Burnham'ın, eğer başbakan olursa, sadece sosyal refah konularına odaklanmak yerine dış politikayı da önceliklendirmesi gerektiği vurgulanıyor. Avrupa ile ilişkilerin onarılması ve iklim değişikliğiyle mücadelede liderlik yapması beklenen Burnham'ın, ayrıca Hint-Pasifik bölgesinde İngiltere'nin ticari ve stratejik çıkarlarını koruması gerektiği ifade ediliyor. Ancak bu adımların başarılı olması için kaynak ve siyasi irade gerektiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'ın dış politika vizyonu, Türkiye'yi doğrudan etkileyen faktörlerden biridir. İngiltere, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı ve NATO müttefikidir. Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, ekonomik ilişkilerin temelini oluşturuyor. Ancak İngiltere'nin AB ile yeniden yakınlaşması, Türkiye'nin AB ilişkilerine dolaylı etki yapabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında İngiltere'nin tutumu, Türkiye açısından hassasiyet taşır. Yeni İngiliz başbakanın, savunma işbirliği ve ticaret anlaşmalarında Türkiye'yi dikkate alan bir strateji izlemesi beklenir. İngiltere'nin küresel rolü zayıflarsa, Türkiye'nin Atlantik ötesi ittifaklardaki konumu da belirsizleşebilir.