Kenya, iki yıl önce düzenlenen ve onlarca gencin hayatını kaybettiği büyük protestoların yıldönümünde yeniden sokak hareketliliğine sahne olmaya hazırlanıyor. Ülke genelinde artan hayat pahalılığı ve işsizlik, gençler arasında öfkeyi yeniden alevlendirirken, hükümetin sert müdahale ihtimali endişe yaratıyor. Başkent Nairobi başta olmak üzere birçok kentte güvenlik önlemleri artırıldı, polis teşkilatı izne ayrıldı.
Protestoların arka planı ve tırmanan gerilim
2023 yılında başlayan gençlik protestoları, başlangıçta yolsuzluk ve kötü yönetime karşı barışçıl eylemler olarak başlamış, ancak güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu kanlı çatışmalara dönüşmüştü. En az 50 kişinin öldüğü olaylarda yüzlerce kişi yaralanmış, binlerce gösterici gözaltına alınmıştı. O dönemde hükümet, protestoları “yasadışı” ilan etmiş ve sıkıyönetim benzeri önlemler almıştı.
İki yıl sonra, ekonomik krizin derinleşmesi ve genç işsizliğinin %40’ı aşması, taban hareketlerini yeniden harekete geçirdi. Sosyal medyada örgütlenen gruplar, “Adalet ve Ekmek” sloganıyla 1 Mayıs’ta kitlesel gösteriler düzenleyeceklerini duyurdu. İnsan hakları örgütleri, hükümete itidal çağrısı yaparken, polisin sert müdahale hazırlığı yaptığı yönünde istihbarat raporları sızdırıldı.
Kenya Devlet Başkanı William Ruto, dün yaptığı konuşmada “ülkenin istikrarını bozacak her türlü eyleme karşı kararlılıkla durulacağını” söyledi. Muhalefet ise hükümeti “demokratik talepleri bastırmakla” suçluyor. Uluslararası Af Örgütü, Kenya’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek taraflara sükunet çağrısı yaptı.
Bölgesel yansımalar ve küresel boyut
Kenya, Doğu Afrika’nın en büyük ekonomisi olarak bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip. Ülkedeki siyasi türbülans, komşu ülkelere sıçrama potansiyeli taşıyor. Özellikle Somali, Etiyopya ve Uganda ile olan ticari bağlar, protestoların uzun sürmesi halinde bölgesel ekonomiye de darbe vurabilir. Afrika Birliği, krize diyalog çağrısı yaparken, ABD ve İngiltere’nin Nairobi yönetimine mezhepçi değil kapsayıcı bir yaklaşım benimsemesi yönünde uyarılarda bulunduğu bildiriliyor.
Öte yandan, Gana’nın Kadınlar Dünya Kupası elemelerinde İngiltere ile 0-0 berabere kalması, ülkede futbol coşkusunu artırırken; Tunus’un da kendi maçına odaklanması, Afrika’da spordan siyasete uzanan geniş bir ilgi alanı olduğunu gösteriyor. Ancak Kenya’daki gelişmeler, kıtanın demokratik sınavları konusunda uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'da yaşanabilecek şiddet olayları, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını etkileyebilir. Türkiye, Kenya ile savunma sanayii ve inşaat alanlarında önemli iş birlikleri yürütüyor. Ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından Kenya'da yürütülen kalkınma projeleri bulunuyor. Ülkedeki istikrarsızlık, Türk yatırımcıları ve bölgedeki insani yardım operasyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Ankara'nın barışçıl bir çözüm için Kenya'daki tarafları diyaloğa teşvik etmesi beklenir. Ayrıca, benzer protesto dalgalarının diğer Afrika ülkelerine sıçraması durumunda Türkiye'nin kıtadaki nüfuz mücadelesinde yeni dengeler ortaya çıkabilir.