Uluslararası piyasalarda gözler Japonya'nın para politikasına çevrilmiş durumdayken, deneyimli forex stratejisti Karthik Sankaran'dan dikkat çeken bir uyarı geldi. Sankaran, dolar-yen paritesinin 150 seviyesini aşmasının ardından Japonya'nın piyasaya müdahale etmesi gerektiğini uzun süredir savunduğunu belirtti. Bu açıklama, yenin dolar karşısında son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi ve Tokyo yönetiminin olası müdahale sinyalleri vermesiyle gündeme oturdu. Piyasa aktörleri, Japonya Maliye Bakanlığı'nın ve merkez bankasının atacağı adımları yakından izliyor.
Yen neden zayıf?
Japon yeni, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının açılması nedeniyle uzun süredir değer kaybediyor. ABD Merkez Bankası (Fed) faiz oranlarını yüksek tutarken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) negatif faiz politikasını sona erdirmesine rağmen hala çok düşük seviyelerde tutuyor. Bu durum, yatırımcıların daha yüksek getiri arayışıyla dolara yönelmesine ve yenin zayıflamasına yol açıyor. Dolar-yen paritesi 2022'de 150'yi ilk kez gördüğünde Japonya tarihi bir müdahale gerçekleştirmişti. Şimdi ise parite yeniden bu seviyeleri test ediyor.
Sankaran'ın '150' eşiği konusundaki ısrarı, bu seviyenin psikolojik ve teknik bir sınır olduğuna işaret ediyor. Uzmanlara göre, 150'nin üzerinde kalıcı bir hareket, Japonya'nın ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir ve halkın alım gücünü olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Japonya'nın devasa kamu borcu düşünüldüğünde, faiz maliyetlerinin artması mali sürdürülebilirliği tehdit edebilir. Bu nedenle, müdahale ihtimali her geçen gün daha güçlü hale geliyor.
Küresel piyasalara yansımalar
Japonya'nın olası bir müdahalesi sadece yen fiyatını etkilemekle kalmayacak, küresel finans piyasalarında da dalgalanmalara neden olabilecek. Yen, küresel kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görüldüğünden, yendeki sert hareketler carry trade pozisyonlarının çözülmesine yol açabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri ve hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle Asya borsalarında satış dalgası yaşanabileceği belirtiliyor.
Sankaran'ın görüşleri, küresel yatırım bankalarının strateji raporlarında geniş yer buluyor. Onun '150' çağrısı, piyasa katılımcılarının müdahale beklentilerini canlı tutuyor. Ancak bazı analistler, Japonya'nın müdahale konusunda isteksiz olabileceğini, çünkü bunun para politikası bağımsızlığına gölge düşürebileceğini ve ticaret ortaklarıyla gerilim yaratabileceğini hatırlatıyor. Yine de, dolar-yen kurundaki aşırı yükseliş devam ederse, Tokyo'nun harekete geçmekten başka çaresi kalmayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın olası yen müdahalesi, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Öncelikle, yenin değer kazanması, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskıyı azaltabilir ve bu da Türk lirasına destek olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Japonya ile ticaret hacmi düşük olsa da, küresel risk iştahındaki değişimler Türkiye gibi kırılgan ekonomileri doğrudan etkiliyor. Öte yandan, Japonya'nın müdahalesi ABD ile gerilim yaratırsa, bu durum doların genel seyrini etkileyerek Türkiye'nin dış finansman koşullarını dolaylı olarak değiştirebilir. Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetleri ve dış borç ödemeleri dolar cinsinden olduğundan, doların güçlenmesi Türkiye aleyhine bir faktör olmaya devam ediyor. Bu nedenle, Ankara'nın küresel para politikalarındaki gelişmeleri yakından izlemesi büyük önem taşıyor.