Yemen'de, ruhsatı iptal edilen bir doktorun sosyal medya üzerinden yaydığı 'yeşillik yemeyin' diyeti ve diyabet hastalarına insülin kullanmayı bırakmaları yönündeki tavsiyeleri, ülke genelinde hastanelere ciddi bir hasta akınına yol açtı. Savaş ve kıtlıkla boğuşan Yemen'de, bu asılsız sağlık önerileri nedeniyle diyabet hastalarının durumu daha da kötüleşirken, sağlık sistemi ek bir yük altına girmiş durumda.
Arka Plan: Sahte Doktor ve Tehlikeli Diyet
Yemen Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, daha önce tıp ruhsatı iptal edilen bir kişi, sosyal medya platformlarında 'yeşillik yemeyin' adını verdiği bir diyet programı başlattı. Program, şeker hastalarının insülin enjeksiyonlarını tamamen bırakmasını ve sadece belirli gıdalarla beslenmesini öneriyor. Ancak bu önerilerin hiçbir bilimsel temeli bulunmuyor. Sana'daki El-Cumhuri Hastanesi yetkilileri, son haftalarda diyabet koması ve akut metabolik bozukluklarla başvuran hasta sayısında yüzde 40 artış yaşandığını bildirdi. Benzer durumlar Aden ve Hodeidah'taki hastanelerde de rapor ediliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Yemen ofisi, bu tür tehlikeli diyet akımlarının, özellikle savaş nedeniyle zaten kırılgan olan sağlık sistemini daha da zorladığını belirtiyor. Yemen'de diyabet hastalarının büyük bir kısmı düzenli tıbbi bakıma erişemiyor. Bu tür popülist ve bilim dışı öneriler, hastaların hayatını doğrudan tehlikeye atıyor. Sağlık yetkilileri, halkı yalnızca resmi sağlık kaynaklarına güvenmeye çağırırken, söz konusu doktor hakkında yasal işlem başlatıldığı duyuruldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İkna Edici Olmayan Sağlık Bilgileri Yayılıyor
Yemen örneği, savaş ve kriz bölgelerinde dezenformasyonun nasıl hızla yayılabildiğini ve ölümcül sonuçlar doğurabildiğini gözler önüne seriyor. Özellikle sosyal medyanın kontrolsüz kullanımı, sağlık alanında tehlikeli içeriklerin geniş kitlelere ulaşmasına neden oluyor. DSÖ ve diğer uluslararası kuruluşlar, dijital platformlarda sağlık bilgilerinin doğruluğunu denetlemek için daha sıkı düzenlemeler çağrısında bulunuyor. Yemen'de yaşananlar, sadece ülke içinde değil, benzer krizlerin yaşandığı diğer bölgelerde de bir uyarı niteliği taşıyor. Suriye ve Gazze gibi sağlık altyapısı çökmüş bölgelerde de benzer vakaların yaşanabileceği endişesi dile getiriliyor.
Ayrıca bu durum, diyabet gibi kronik hastalıkların yönetiminde eğitim ve farkındalığın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yemen nüfusunun yaklaşık %7'sinin diyabet hastası olduğu tahmin ediliyor. İnsülin tedavisini reddetmek, ketoasidoz, böbrek yetmezliği ve ölüme yol açabilir. Sağlık otoriteleri, bu tür akımların önlenmesi için toplum temelli sağlık eğitimi ve medya okuryazarlığının artırılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki bu gelişme, Türkiye'nin insani yardım ve sağlık diplomasisi açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, Yemen'deki insani krizde aktif rol oynayan ülkelerden biri. Özellikle sağlık alanında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla yürütülen projeler, bölgedeki sağlık altyapısının iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Ancak bu tür dezenformasyon akımları, Türkiye'nin desteklediği sağlık programlarının etkinliğini azaltabilir. Türkiye'nin, Yemen'de doğru sağlık bilgilerinin yayılması ve bu tür asılsız iddialarla mücadele için medya okuryazarlığı projelerini desteklemesi, hem bölgesel istikrar hem de Türkiye'nin yumuşak gücü açısından kritik öneme sahiptir.