Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'a son dönemin en ağır saldırı dalgasını düzenledi. İran destekli isyancılar, Abha Uluslararası Havalimanı ve King Khalid Hava Üssü'nü hedef aldıklarını açıkladı. Saldırılarda 73 kişi yaralandı. Bu, Orta Doğu savaşının yeniden alevlenmesinden bu yana Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik en kapsamlı saldırısı olarak kaydedildi.
SALDIRININ AYRINTILARI VE HEDEFLER
Husiler, saldırıyı "Kararlılık Fırtınası" olarak adlandırdı. Yapılan açıklamaya göre, insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle gerçekleştirilen saldırılarda Suudi Arabistan'ın güneyindeki Asir bölgesinde bulunan Abha Uluslararası Havalimanı terminali isabet aldı. Havalimanı sivil havacılığa kapatıldı; uçuşlar askıya alındı. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 73 kişi yaralandı, yaralılar çevredeki hastanelere kaldırıldı. Suudi yetkililer, saldırının ardından bölgede güvenlik önlemlerini artırdı.
Husiler ayrıca, başkent Riyad yakınlarındaki King Khalid Hava Üssü'nü de vurduklarını iddia etti. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri, saldırılara karşılık olarak Yemen'deki Husi mevzilerini bombaladı. Koalisyon sözcüsü, "Saldırıların failleri ağır bedel ödeyecek" dedi. Suudi Arabistan devlet haber ajansı SPA, saldırıyı doğruladı ancak can kaybı olup olmadığına dair bilgi vermedi.
ARKA PLAN: YEMEN İÇ SAVAŞI VE HUSİLER
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, 2022'de BM arabuluculuğuyla varılan ateşkesle büyük ölçüde durmuştu. Ancak son aylarda Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim yeniden tırmandı. Husiler, İsrail-Hamas savaşının bölgesel istikrarı bozmasını fırsat bilerek Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar, Husilerin bu saldırılarla hem Suudi Arabistan'ı güvenlik açısından zorlamayı hem de İran'ın bölgesel nüfuzunu artırmayı hedeflediğini belirtiyor.
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de Husilere karşı koalisyon güçlerine liderlik ediyor. Savaş, yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. BM, Yemen'i dünyanın en büyük insani krizi olarak tanımlıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın yanı sıra BAE destekli güçlere karşı da mücadele ediyor.
SALDIRININ BÖLGESEL VE KÜRESEL ETKİLERİ
Bu saldırı, Orta Doğu'da tansiyonu daha da artırabilir. ABD, Husileri terör örgütü olarak tanımlıyor ve Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. İran ise Husilere silah ve finansman desteği vermekle suçlanıyor. Saldırılar, Kızıldeniz'deki deniz ticareti güvenliğini de tehdit ediyor. Husiler daha önce Kızıldeniz'deki gemilere saldırmış, küresel ticaret zincirinde aksamalara neden olmuştu.
Uluslararası toplum, saldırıyı kınadı. BM Genel Sekreteri, sivil hedeflere yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın güvenliğine bağlılıklarını yineledi. İngiltere ve Fransa da saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı. Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısında bulundu.
TÜRKİYE AÇISINDAN DEĞERLENDİRME
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye çalışsa da Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme yolunda adımlar atmıştı. Bu saldırı, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından hassasiyetini artırıyor. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika ve Asya'ya uzanan ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın Husiler üzerinden artan etkisi, Türkiye'nin İran ile dengeli ilişkilerini zorlaştırabilir. Türkiye'nin, Suudi Arabistan ile savunma işbirliğini derinleştirmesi ve bölgesel diyalog girişimlerine ağırlık vermesi beklenebilir.