Yemen'de İran destekli Husilerin pazar günü düzenlediği saldırılarda, ülkenin güneybatısındaki Mokha liman kentinde en az 11 kişi hayatını kaybetti. Tıbbi kaynaklar, saldırıların ardından bölgedeki hastanelere 11 cesedin getirildiğini doğruladı. Aynı gün, Husilerin daha önce insansız hava aracıyla (İHA) Suudi Arabistan'ın doğusundaki bir petrol rafinerisine saldırı düzenlediği bildirildi. Son haftalarda ateşkesin bozulmasıyla birlikte silahlı grubun saldırılarının belirgin şekilde arttığı gözlemleniyor.
Mokha'daki Saldırı ve Yerel Kayıplar
Mokha kentindeki saldırı, sivillerin yoğun olduğu bir bölgede gerçekleşti. Yerel kaynaklar, ölenlerin çoğunun sivil olduğunu ve aralarında kadınlar ile çocukların bulunduğunu aktardı. Kentteki sağlık tesisleri, yaralı sayısının da yüksek olduğunu ve bazı yaralıların durumunun kritik olduğunu duyurdu. Saldırının hedefinin, hükümet güçlerine ait bir askeri üs olduğu, ancak mermilerin yerleşim yerine isabet ettiği belirtildi. Husiler henüz saldırıya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Mokha, Kızıldeniz kıyısında stratejik bir konuma sahip olup, Yemen'in en önemli liman kentlerinden biridir. Şehir, 2018'de hükümet güçlerinin kontrolüne geçmişti. Husilerin bu bölgeye yönelik saldırıları, taraflar arasındaki çatışmanın yeniden alevlendiğine işaret ediyor. Birleşmiş Milletler'e göre Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta on binlerce kişi öldü ve ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya.
Suudi Rafinerisine İHA Saldırısı
Husilerin Suudi Arabistan'daki rafineriye düzenlediği saldırı, yine pazar günü gerçekleşti. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'ya göre, saldırı ülkenin doğusundaki Ras Tanura bölgesinde bulunan bir rafineriyi hedef aldı. Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı, ancak rafineride küçük çaplı maddi hasar meydana geldiği bildirildi. Suudi Arabistan, saldırıyı kesin bir dille kınayarak uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı.
Bu saldırı, Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik son dönemde artan eylemlerinin bir parçası. Geçtiğimiz haftalarda da Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine haftalık balistik füze ve İHA saldırıları düzenlenmişti. Suudi Arabistan, bu saldırılara hava savunma sistemleriyle karşılık veriyor ve koalisyon güçleri Yemen'deki hedefleri vuruyor. Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'deki uluslararası kabul görmüş hükümete askeri destek sağlıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'nun istikrarını doğrudan etkileyen bir unsura dönüşmüş durumda. Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısını hedef alarak küresel petrol piyasalarında tedirginliğe neden oluyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, dünya ekonomisini etkileyebilecek boyuta ulaşabiliyor. Ayrıca, İran'ın Husilere verdiği destek, bölgede Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşını derinleştiriyor.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda 2022'de sağlanan ateşkesin bozulması, Yemen'deki insani durumu daha da kötüleştiriyor. İnsani yardım kuruluşları, çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle birlikte milyonlarca insanın açlık ve hastalık riskiyle karşı karşıya olduğunu uyarıyor. Uluslararası toplumun Yemen'e yönelik desteği, savaşın uzaması nedeniyle azalırken, krizin çözümü için diplomatik girişimler sonuçsuz kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki ihtilafın sona erdirilmesi ve insani krizin hafifletilmesi için uluslararası toplumla birlikte hareket ediyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan girişimleri destekliyor ve tarafları diyaloğa çağırıyor. Bu çatışmanın bölgesel istikrarı tehdit etmesi ve Kızıldeniz'in güvenliğini riske atması, Türkiye'nin enerji ticareti ve deniz güvenliği açısından önem taşıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde olması, bu tür saldırıların bölgesel dengeleri olumsuz etkilememesi açısından kritiktir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları, Yemen'e desteğini sürdürüyor ve çatışmaların bir an önce sona ermesi için diplomatik çabalarını yoğunlaştırıyor.