Yemen, yıllardır süren iç savaş ve insani krizle boğuşurken, Afrika Boynuzu'ndan gelen düzensiz göçmenler için hâlâ bir umut kapısı olarak görülüyor. Al Jazeera muhabiri Al Anoud Al Aqeedi, göçmenlerin neden hayatlarını tehlikeye atarak deniz yoluyla Yemen'e gitmeyi seçtiğini anlattı. Ülkedeki çatışma ortamına rağmen, göçmenler için Yemen, daha iyi bir yaşam umuduyla çıktıkları zorlu yolculuğun ilk durağı.
Göçün Arka Planı: Umutsuzluk ve Umut Arasında
Yemen, 2014'ten bu yana Husi isyancıları ile hükümet güçleri arasındaki çatışmalara sahne oluyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'te başlattığı müdahale, ülkedeki insani durumu daha da kötüleştirdi. Birleşmiş Milletler'e göre, Yemen dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşıyor; nüfusun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç. Buna karşın, komşu ülkelerden gelen göçmenler için Yemen, Avrupa'ya veya Körfez ülkelerine ulaşmak için bir geçiş noktası olarak görülüyor. Ancak asıl amaç, genellikle Yemen'deki akrabalarının yanına yerleşmek veya burada iş bulmak.
Al Anoud Al Aqeedi'nin aktardığına göre, göçmenlerin çoğu Etiyopya ve Somali'den geliyor. Bu ülkelerdeki ekonomik sıkıntılar, kuraklık ve çatışmalar, insanları yola çıkmaya zorluyor. Deniz yolculuğu ise son derece tehlikeli: Lastik botlar ve eski teknelerle Kızıldeniz'i geçmeye çalışan göçmenler, fırtınalı hava koşulları, yakıt yetersizliği ve insan kaçakçılarının ihmali nedeniyle hayatlarını kaybedebiliyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, son yıllarda bu rotada ölen göçmen sayısı binlerce.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Göçün Dinamikleri
Yemen'e yönelik göç, sadece bölgesel bir mesele değil; küresel göç kriziyle de bağlantılı. Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve ekonomik çöküş, insanları göç etmeye itiyor. Yemen'in savaş ortamına rağmen göçmenler için cazip olmasının nedeni, sınırlarının görece açık olması ve vize uygulamasının bulunmaması. Ayrıca, Yemen üzerinden Suudi Arabistan'a geçiş yaparak Körfez'de iş bulma umudu da var. Ancak Suudi Arabistan sınırını geçmeye çalışan göçmenler, sıklıkla gözaltına alınıyor veya geri itiliyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Yemen'de yaklaşık 300 bin mülteci ve sığınmacı olduğunu tahmin ediyor. Bunların çoğu Somali ve Etiyopya kökenli. Yemen hükümeti ve uluslararası kuruluşlar, göçmenlere yönelik insani yardım sağlamakta zorlanıyor; çünkü ülkedeki güvenlik sorunları ve kaynak yetersizliği buna engel. Göçmenler, Yemen'de de ayrımcılık, işsizlik ve güvenlik riskleriyle karşılaşıyor.
Uzmanlar, göçmenleri durdurmak için sadece deniz devriyelerinin yeterli olmadığını, kaynak ülkelerdeki itici faktörlerin ele alınması gerektiğini vurguluyor. Ancak uluslararası toplumun bu konuda etkili bir politika geliştirememesi, göçmenlerin umutsuz yolculuğunu sürdürmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki göç krizi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de bölgesel istikrarsızlık ve göç hareketlerinin küresel yansımaları açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika Boynuzu'nda artan nüfuzu ve insani yardım faaliyetleriyle bölgedeki krizlerin çözümünde aktif rol oynuyor. Yemen'deki iç savaş ve göç sorunu, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki stratejik çıkarlarını da etkiliyor. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli mülteciler deneyimi, göç yönetimi konusunda önemli dersler içeriyor. Bölgesel istikrarsızlığın sürmesi, Türkiye'ye yönelik düzensiz göç riskini de artırabilir.