Yemen'de İran yanlısı Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen güçleri arasında yeniden alevlenen çatışmalar, dört yıllık göreli sakinliği paramparça etti. Bu durum, başta çocuklar olmak üzere sivillerin günlük yaşamını alt üst ederken, 13 yaşındaki Muneer Farie gibi çocuklar sabahları okula gitmek yerine ailesine destek olmak için hayvan otlatmaya başladı.
Çatışmaların Gölgesinde Eğitimden Kopuş
Muneer Farie, savaş öncesinde sabahları okula gidiyor, öğleden sonraları ise babasına hayvanları beslemede yardım ediyordu. Derslerine ciddi önem veren genç çocuk, doktor olma hayali kuruyordu. Ancak yeniden başlayan çatışmalar, ailesinin geçim kaynağını yok etti ve Muneer'in okul hayatı sona erdi. Ailesi, geçim sıkıntısı nedeniyle Muneer'i okuldan almak zorunda kaldı; artık her gün hayvanları otlatıyor ve ailesine destek oluyor.
Yemen'deki çatışmalar, ülkenin zaten kırılgan olan altyapısını daha da çökertti. Okullar bombalanmış, öğretmenler kaçmış ve aileler çocuklarını hayatta kalabilmek için çalıştırmak zorunda kalmış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'de 2 milyondan fazla çocuk okula gidemiyor ve çatışma bölgelerinde bu sayı her geçen gün artıyor. Ülke genelinde eğitim sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda.
Çatışmalardan en çok etkilenenlerden biri de 11 yaşındaki Ali Muhammed. Bir zamanlar okula giden Ali, şimdi ise bir tamir atölyesinde çırak olarak çalışıyor. Annesi, "Ali okula gitmeyi çok seviyordu, ama artık mecburuz. Ev kirasını ödeyemiyoruz, yiyecek alacak paramız yok" diyor. Ali gibi binlerce çocuk, ailelerinin geçimine katkı sağlamak için en tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki iç savaş, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkiliyor. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasındaki mücadele, Orta Doğu'da mezhep temelli bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Çatışmaların yeniden başlaması, bölgede istikrarsızlığı artırırken, insani kriz derinleşiyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizin dünyanın en büyük insani krizi olduğunu belirtiyor. Ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç. Çatışmalar nedeniyle milyonlarca insan yerinden edilmiş, salgın hastalıklar yaygınlaşmış ve açlık sınırında yaşayan insan sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle çocuklar, hem fiziksel hem de psikolojik olarak bu savaşın en ağır yükünü taşıyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmalara siyasi bir çözüm bulunması için çağrılarını sürdürüyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve dış müdahaleler, barış sürecini zora sokuyor. Yakın zamanda yapılan ateşkes görüşmelerinden sonuç alınamaması, ülkedeki belirsizliği daha da artırmış durumda.
Uzmanlar, Yemen'deki çatışmaların sadece askeri bir mesele olmadığını, aynı zamanda bir eğitim ve insanlık krizi olduğunu vurguluyor. Savaşın uzaması, bir neslin kaybolması anlamına geliyor. Çocukların okuldan koparılması, ülkenin geleceğini de karanlığa sürüklüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar ve insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması için diplomatik girişimlerde bulunurken, insani yardımlar konusunda da aktif rol alıyor. Ancak çatışmaların yeniden başlaması, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım operasyonlarını zorlaştırıyor ve istikrarsızlığın yayılma riskini artırıyor. Ayrıca, Yemen'deki kaos, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin deniz ticaret yolları üzerindeki riskleri artırabilir. Türkiye'nin, bölgesel aktörlerle diyalogunu sürdürerek Yemen'de kalıcı barış için çaba göstermesi, hem insani hem de stratejik açıdan kritik önem taşıyor.