Bir grup kitap yayınevi, 17 Eylül 2025 Salı günü New York'ta federal mahkemede Google'a dava açtı. Yayınevleri, teknoloji devinin, telif hakkıyla korunan yüz binlerce kitabı izinsiz bir şekilde tarayarak, bu eserleri yapay zeka (AI) modellerinin eğitiminde kullandığını ve ortaya çıkan içeriklerin insan yazarlarla haksız rekabet oluşturduğunu iddia ediyor. Dava, ABD'de ve Avrupa'da giderek artan yapay zeka telif hakkı ihlali davaları arasında, en yüksek profilli dosyalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Davaya konu olan Google AI araçları
Dava, özellikle Google'ın 2023 yılında piyasaya sürdüğü üretken yapay zeka aracı Gemini'yi (eski adıyla Bard) ve bu aracı besleyen büyük dil modellerini (LLM) hedef alıyor. Yayınevleri, Google'ın içerik üretmek için kullanılan bu modelleri eğitmek amacıyla, kendi arşivlerindeki ve üçüncü taraf platformlardaki kitapları, ders kitaplarını, akademik makaleleri ve kurgu eserleri sistematik olarak kopyalayıp işlediğini öne sürüyor. İddiaya göre, Google'ın AI modelleri, telifli eserlerden öğrendiği kalıpları kullanarak, kullanıcıların talebi üzerine öyküler, şiirler, denemeler ve hatta kitap özetleri oluşturuyor. Bu durum, yazarların ve yayınevlerinin geleneksel iş modellerini doğrudan tehdit ediyor.
Davacılar arasında ABD merkezli büyük yayınevlerinin yanı sıra, Birleşik Krallık ve Almanya'da faaliyet gösteren uluslararası yayıncılık grupları da yer alıyor. Dava dilekçesinde, Google'ın bu eylemlerinin 'kasıtlı ve bilinçli bir telif hakkı ihlali' olduğu belirtilirken, şirketin yıllardır kitapları dijitalleştirme çabaları (Google Books projesi) ve sonrasında bu verileri AI eğitiminde kullanması arasında bir bağlantı kuruluyor.
Küresel boyut ve diğer davalarla bağlantı
Bu dava, yapay zeka ve fikri mülkiyet hukuku arasındaki çatışmanın sadece bir örneği. Son iki yılda, ABD'de The New York Times, Getty Images ve çok sayıda yazar, OpenAI ve Microsoft gibi şirketlere benzer iddialarla dava açtı. Avrupa'da ise, Almanya ve Fransa'da yayınevleri, AI şirketlerinin telifli içerikleri 'eğitim verisi' olarak kullanmasına karşı hukuki mücadele başlattı. Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Yasası (AI Act) ve Dijital Tek Pazar Telif Hakkı Direktifi, bu tür kullanımları düzenlemeye çalışsa da, uygulamada büyük boşluklar bulunuyor. Google ise, yaptığı açıklamada, AI modellerinin 'adil kullanım' (fair use) doktrini kapsamında eğitildiğini ve eserlerin orijinal ifadelerini kopyalamak yerine, dil kalıplarını öğrenmek için kullanıldığını savunuyor.
Uzmanlar, bu davanın sonucunun, yapay zeka endüstrisinin veri toplama yöntemlerini kökten değiştirebileceğini belirtiyor. Eğer mahkeme Google'ı haksız bulursa, şirket milyarlarca dolarlık tazminat ödemek zorunda kalabilir ve AI modellerini telifli içeriklerden arındırarak yeniden eğitmek zorunda kalabilir. Bu durum, sektördeki diğer şirketler için de emsal teşkil edecek. ayrıca, dava, AB'de yürürlüğe giren Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Piyasalar Yasası (DMA) çerçevesinde, büyük teknoloji şirketlerinin içerik kullanımına yönelik daha sıkı denetimleri de gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de yapay zeka ekosistemi hızla büyürken, Türk yayınevleri ve yazarlar da benzer telif hakkı ihlalleriyle karşı karşıya kalabilir. ABD'deki bu dava, Türkiye'deki içtihat oluşumunu etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ve aday üyelik süreci kapsamında, AB'nin yapay zeka ve telif hakkı düzenlemelerine uyum sağlaması gerekiyor. Bu dava, Türkiye'nin ulusal yapay zeka stratejisinde fikri mülkiyet korumasını daha merkezi bir konuma getirebilir. Küresel bir teknoloji devine karşı açılan bu dava, Türk kamuoyunda da 'dijital sömürü' algısını güçlendirerek, yerli yapay zeka modellerinin yerel içeriklerle eğitilmesi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir.