Fransa, ötenazi hakkını yasal güvence altına alan ülkeler arasına katılmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un seçim vaatleri arasında yer alan ve uzun süredir tartışılan yasa tasarısı, bugün Ulusal Meclis'te son kez oylanacak. Meclis'te çoğunluğa sahip olan Macron'un partisi Rönesans ve müttefiklerinin desteğiyle tasarının kabul edilmesi bekleniyor. Yasa, son dönemdeki tıbbi gelişmeler ve toplumsal talepler doğrultusunda, ölümcül hastalığı bulunan ve dayanılmaz acı çeken bireylere, belirli koşullar altında doktor yardımıyla yaşamlarını sonlandırma imkânı tanıyor.
Yasanın içeriği ve tartışmalar
Tasarı, 'aktif ötenazi' olarak adlandırılan uygulamayı kapsıyor. Buna göre, tedaviye yanıt vermeyen ve geri dönüşü olmayan bir hastalığa sahip olan, bilinci yerinde ve özgür iradesiyle karar verebilen yetişkin hastalar, bir tıp kurulunun onayı ve en az 48 saatlik bekleme süresinin ardından ötenazi talep edebilecek. Yasa ayrıca, hastanın ötenazi talebini önceden belirttiği 'ileriye yönelik direktiflerin' bağlayıcılığını da güçlendiriyor.
Fransa'da 2016'da kabul edilen 'Leonetti Yasası', hastaların yoğun bakımda kalma zorunluluğunu kaldırmış ve pasif ötenaziye (tedaviyi kesme/uygulamama) izin vermişti. Ancak aktif ötenazi ve doktor yardımlı intihar o zaman yasaklanmıştı. Yeni yasa, bu boşluğu doldurarak Fransa'yı bu alanda Avrupa'nın öncü ülkelerinden biri haline getiriyor. Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde benzer yasalar yürürlükte.
Katolik Kilisesi ve bazı muhafazakâr gruplar, yasanın kutsal yaşam hakkını ihlal ettiğini ve kötüye kullanıma açık olduğunu savunarak tasarıya şiddetle karşı çıkıyor. Tıp etiği tartışmaları da sürüyor; özellikle psikiyatrik hastalıklar ve yaşlılık gibi nedenlerle talepte bulunmak isteyenlerin durumu belirsizliğini koruyor. Meclis oturumu öncesinde hem lehte hem aleyhte gösteriler düzenlenirken, tasarının kabulü halinde Cumhurbaşkanı Macron tarafından kısa sürede onaylanması ve yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Avrupa ve dünyada ötenazi yasaları
Ötenazi konusu, Avrupa'da giderek daha fazla ülkenin gündeminde yer alıyor. Hollanda 2002'de dünyada ilk kez ötenaziyi yasallaştırırken, Belçika 2003'te ardından geldi. Kanada, Kolombiya, Yeni Zelanda ve Avustralya'nın bazı eyaletleri de bu ülkeleri takip etti. Almanya'da ise doktor yardımlı intihar 2020'de anayasa mahkemesi kararıyla serbest bırakılmış, ancak profesyonel ötenazi hala tartışmalı. İngiltere, İtalya ve Polonya gibi ülkelerde ise konuya ilişkin yasal düzenlemeler ya yok ya da çok kısıtlı.
Fransa'nın adım atması, diğer Avrupa ülkelerinde de benzer düzenlemelerin önünü açabilir. Özellikle laik ve insan haklarına vurgu yapan ülkelerde, bireysel özgürlükler çerçevesinde ötenazi hakkının tanınması yönündeki kampanyalar güç kazanıyor. Ancak aynı zamanda, yaşlı nüfusun artması ve sağlık harcamalarının yükselmesi gibi ekonomik ve sosyal faktörler de tartışmaya ekleniyor. Ötenazi yasalarının toplumun yaşlı ve engelli üyeleri üzerinde oluşturabileceği baskı endişeleri de dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın bu adımı, Türkiye'de de sıklıkla tartışılan bir konuyu gündeme taşıyor. Türkiye'de ötenazi, anayasa ve ceza kanunu çerçevesinde cinayet kapsamında değerlendiriliyor ve yasak. Ancak yaşam kalitesi, hasta hakları ve palyatif bakım hizmetlerinin yetersizliği gibi konular, sağlık politikaları açısından önemini koruyor. Fransa'nın yasası, Türk kamuoyunda da etik ve hukuki boyutlarıyla tartışma yaratabilir. Öte yandan, AB üyeliği sürecinde olan Türkiye'de, bireysel haklar ve özgürlükler bağlamında Avrupa'daki gelişmelerin yakından takip edildiği biliniyor. Ancak toplumsal yapı ve dini hassasiyetler nedeniyle kısa vadede benzer bir yasal düzenlemenin yapılması beklenmiyor.