ABD'de bir federal yargıç, Trump yönetiminin Güney Sudanlı göçmenler için geçici korumalı statüyü (TPS) sona erdirme kararını onayladı. Bu karar, yüzlerce Güney Sudan vatandaşının Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yasal statüsünün sona ereceği anlamına geliyor. Karar, Yüksek Mahkeme'nin federal hükümetin Haitili ve Suriyeli göçmenlerin TPS korumalarını kaldırmasına izin veren kararının ardından geldi. Mahkeme kararı, ülkelerindeki çatışma ve doğal afetler nedeniyle geçici koruma altında bulunan binlerce kişiyi etkileyecek.
Kararın arka planı
TPS, silahlı çatışma, doğal afet veya olağanüstü geçici koşullar nedeniyle ülkelerine güvenli bir şekilde dönemeyen bireylere ABD tarafından verilen geçici bir göçmenlik statüsüdür. Güney Sudan, 2011 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra iç savaş ve insani krizle karşı karşıya kalmıştı. Bu nedenle ABD, Güney Sudan vatandaşlarına TPS tanımıştı. Ancak Trump yönetimi, ülkedeki koşulların düzeldiğini savunarak bu statüyü sona erdirmeye karar vermişti.
Federal Bölge Yargıcı, yönetimin kararını onaylayarak TPS'nin sona erdirilmesinin önünü açtı. Karar, Güney Sudanlı göçmenlerin 18 aylık geçiş sürecinin ardından ABD'den ayrılmalarını veya başka bir yasal statüye başvurmalarını gerektirecek. Karar, göçmen hakları savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı. Savunucular, Güney Sudan'daki insani durumun hâlâ kritik olduğunu ve bu kararın binlerce insanı belirsizliğe sürükleyeceğini belirtiyor.
Yüksek Mahkeme'nin Haziran ayında verdiği karar, federal hükümetin TPS statüsünü sona erdirme yetkisini genişletmişti. Bu karar, Trump yönetiminin Haiti, El Salvador ve Sudan gibi ülkelere yönelik benzer TPS iptallerini de etkileyecek. Yönetim, TPS'nin süresiz bir statü haline geldiğini ve bu nedenle sona erdirilmesi gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, yalnızca Güney Sudanlı göçmenleri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda ABD'nin geçici koruma politikalarına yaklaşımında önemli bir değişikliği temsil ediyor. Yüksek Mahkeme'nin kararı, başkanlık yönetimlerine TPS konusunda geniş takdir yetkisi tanıyor ve bu durum, göçmen hakları grupları tarafından endişeyle karşılanıyor.
Güney Sudan, iç savaşın yıkıcı etkileriyle mücadele etmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülkede 8 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. Uzmanlar, bu koşullar altında ülkeye geri gönderilen kişilerin güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Karar, ABD'nin göçmen politikalarının küresel insani krizlerle nasıl etkileşimde olduğuna dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu kararın Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmamakla birlikte, ABD'nin göçmen politikalarındaki sertleşme eğilimi, küresel göç yönetimi açısından önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Türkiye, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparken, benzer uluslararası koruma mekanizmalarının geleceği yakından izlenmeli. ABD'nin TPS'yi sona erdirme kararı, güvenli geri dönüşlerin uluslararası toplumda nasıl yönetilmesi gerektiği konusundaki tartışmaları etkileyebilir. Türkiye'nin göç konusundaki deneyimi, bu tür kararların insani boyutunu vurgulamak açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor.